Sessizliğin sesiyle
Yürürken adımlarım,
Sükutunda dilim,
Kalbimi temizliyordu.
Umudumun rengiyse
Bende' sinde dururken,
Yüreğimin depreminde
Karanlığımı yıkıyordu.
Aklım çırpınırken
Kalbimse üşüyordu;
Soğuk rüzgarla haşlanan,
Saçı okşanmayan
Yetim çocuktum sanki.
Özleminle yanarken
Rüyamda yalnızlığım,
Cemaline aynaydı.
İçine çöken çocuk gibi,
Sesini beklerken serabımda,
Üzerime düşen
Nefesinse; ısıtıyordu.
Geceler, duaların kalbiydi...
Kalbimin içinden,
En derininde,
Karanlığa yazıyordum
Yakarımdan samimi eserimi.
Elimi uzattım,
Tutup da çek derken
İçime dökülen yıldızların
Seni bana getiriyordu.
Gözyaşım, secdemdeki sessizlik;
Sükûtun ikrarından
Yakarandım şimdi.
Yüreğimin sesiyse,
Dilimi örtüyordu.
Yakarımdan gelen…
Yakarımla gelen…
Ben susmuştum.
Sen mi geldin, bilmiyorum.
Kalbime açılan pencere,
Görünmeyen bir eldi
Dokunan!
İçime...
Gecenin tam ortasında
Karanlığın özüne dokunan
Sen miydin bilmiyorum.
Anladım ki:
Karanlığa yazılan
Her dua,
Adeta çimleniyordu.
Aydınlığın gülü
Görünüyordu.
.
Mehmet Tevfik EltasKayıt Tarihi : 4.6.2025 14:04:00





© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
TÜM YORUMLAR (1)