Ahh benim sessiz sevdam.
Ahh benim dile yasak, gönle ferman nidam.
Ahh benim eksilmeyen,katmerli yaram,
Harf harf, hece hece
Yazmakla bitiremediğim mısram,
Ahh benim pür telaş beklenenim,
Ahh benim ruha işlenen vazgeçilmezim,
Ayaklar altında yol ettin beni
Gelen giden ezer durur dostlarım
Koydu aşkı narı kul etti beni
Gece gündüz tozar durur dostlarım
Tükenmez cevherdim pul etti beni
Devamını Oku
Gelen giden ezer durur dostlarım
Koydu aşkı narı kul etti beni
Gece gündüz tozar durur dostlarım
Tükenmez cevherdim pul etti beni




şiirin özü, karşılık beklemekten çok sevmeyi seçen bir kalbin sessiz duasıdır.
Şair, sevgiliye ulaşamamış olsa da sevgisinden vazgeçmemiştir. "Ah benim sessiz sevdam" diye başlayan her sesleniş, aslında dile getirilemeyen özlemin yankısıdır. Sevgili artık bir insan olmaktan çıkmış; zamana, hatıralara ve ruha kazınmış bir hakikate dönüşmüştür.
Şiirde en çok hissedilen duygu, yalnızlık değil; sadakattir. Çünkü "Sensizlik içinde seninleyim." dizesi, fiziksel ayrılığın sevgiyi eksiltmediğini, aksine daha da derinleştirdiğini anlatır. Şair, gelmeyeceğini bildiği birini beklerken bile sevgisini kirletmeden, siteme boğmadan yaşatmaktadır.
"Solmuş güllerden sana gazeller dizmekteyim." sözü ise çok güçlü bir semboldür. Solmuş güller, tükenen zamanı ve yaşanan acıları temsil ederken; onlardan gazeller yazmak, acıyı bile aşka dönüştürebilen bir yüreğin olgunluğunu gösterir.
Bu şiir, kavuşamayan iki insanın hikâyesinden çok, vazgeçemeyen bir ruhun hikâyesidir. Okuyanın içinde ince bir sızı bırakıyor. Çünkü hepimizin hayatında, gelmeyeceğini bildiğimiz hâlde yüreğimizde yaşamaya devam eden bir isim vardır. Bu şiir, işte o isme sessizce edilen bir vefa ve aşkın zamana meydan okuyan en zarif itirafıdır
şiirin özü, karşılık beklemekten çok sevmeyi seçen bir kalbin sessiz duasıdır.
Şair, sevgiliye ulaşamamış olsa da sevgisinden vazgeçmemiştir. "Ah benim sessiz sevdam" diye başlayan her sesleniş, aslında dile getirilemeyen özlemin yankısıdır. Sevgili artık bir insan olmaktan çıkmış; zamana, hatıralara ve ruha kazınmış bir hakikate dönüşmüştür.
Şiirde en çok hissedilen duygu, yalnızlık değil; sadakattir. Çünkü "Sensizlik içinde seninleyim." dizesi, fiziksel ayrılığın sevgiyi eksiltmediğini, aksine daha da derinleştirdiğini anlatır. Şair, gelmeyeceğini bildiği birini beklerken bile sevgisini kirletmeden, siteme boğmadan yaşatmaktadır.
"Solmuş güllerden sana gazeller dizmekteyim." sözü ise çok güçlü bir semboldür. Solmuş güller, tükenen zamanı ve yaşanan acıları temsil ederken; onlardan gazeller yazmak, acıyı bile aşka dönüştürebilen bir yüreğin olgunluğunu gösterir.
Bu şiir, kavuşamayan iki insanın hikâyesinden çok, vazgeçemeyen bir ruhun hikâyesidir. Okuyanın içinde ince bir sızı bırakıyor. Çünkü hepimizin hayatında, gelmeyeceğini bildiğimiz hâlde yüreğimizde yaşamaya devam eden bir isim vardır. Bu şiir, işte o isme sessizce edilen bir vefa ve aşkın zamana meydan okuyan en zarif itirafıdır.Yüreğinize sağlık kaleminiz daim olsun..
Bu şiir ile ilgili 2 tane yorum bulunmakta