Sustum,
Sustu insan,
Kelimeleri boğazımda düğümledim,
Ama içimde fırtınalar kopardı sessizliğim
Çünkü her susuş, yeni bir dil yaratır:
Göğe çizilmiş bir yıldırım hiyeroglifi gibi
Hiçbir şey unutulmadı,
Hiçbir şeyi unutmadım,
Acılar laboratuvarımda damla damla biriken deney tüpleri oldu,
Her anı taradım röntgenle
Kırık kemiklerde büyüyen sabrın kristal yapısını gördüm
Çok yoruldum,
Çok yoruldu insan,
Omuzlarımda taşıdığım günler kara bulut gibi çöktü,
Öyle ağırlık ki;
Toprağa gömülen tohumun,
Kayayı delip çıkarken çatlattığı sessiz çığlık gibi
Lâkin hiç pes edilmedi,
Hiç pes etmedim,
Dizlerim titredi, bileklerim şişti, gözlerim karardı, ama her düşüşte,
Yerden kalkarken avuçlarıma batan kırık camlar,
Kanımı değil, irademi besledi!
Biliyorum ve bilinsin
Yorgunluk, zaferin gölgesidir sadece
Ne zaman ayaklarım çamura batsa,
Güneşin doğacağı yönü buldum tırnaklarımla kazıyarak
Şimdi;
Şimdi buradayım
Sustum ama ses oldum,
Unutmadım ama affettim,
Yoruldum ama küllerimden yeni bir volkan inşa ettim!
Ve işte itirafım
En derin yaralarımın içinde keşfettim ki;
Yenilmezlik, düşmemek değil
Her kalkışta, sırttaki çamuru zafer pelerinine çevirebilmektir!
Çünkü insan;
Tozu toprağı silkelediğinde anlar
Asıl güç, hiç kırılmayan değil,
Kırılıp da her parçası 'DURMA!' diye haykırandır!
Kayıt Tarihi : 5.6.2025 00:10:00





© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!