Geniş coğrafyalı iklimlerin kuru havalarında okyanuslarda yakut yüklü gemileri götürür rüzgâr sarmaşık kokulu limanlara. Yalnızlığın o korkunç yüzü aniden beliriverir leylaklı gecenin tepelerinde.
Gökyüzün mermer yüzü bir tuval gibi işleniyor kimliksiz barakalara, ıssızlığın rengi gri, tenime yapışıyor üşüyorum. Sessizlik ordu ordu üstüme geliyor üşüyorum, birden ayak seslerimden korkuyorum kaçıyorum sonra. Küçük zeytin ağaçları dallarının arkasına gizleniyorum.
İnsan bu, su misali, kıvrım kıvrım akar ya;
Bir yanda akan benim, öbür yanda Sakarya.
Su iner yokuşlardan, hep basamak basamak;
Benimse alın yazım, yokuşlarda susamak.
Her şey akar, su, tarih, yıldız, insan ve fikir;
Oluklar çift; birinden nur akar; birinden kir.
Devamını Oku
Bir yanda akan benim, öbür yanda Sakarya.
Su iner yokuşlardan, hep basamak basamak;
Benimse alın yazım, yokuşlarda susamak.
Her şey akar, su, tarih, yıldız, insan ve fikir;
Oluklar çift; birinden nur akar; birinden kir.




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta