Gözüme bağ edip, derin uykuyu,
Yalancı şafakla, beni eğleme.
Cehennem narıyla, verip korkuyu,
Mukaddes azapla, beni eğleme.
Dünyaya getirdin, iradem dışı,
Al üstümden yükü, al da sen taşı,
Bugün seviştim, yürüyüşe katıldım sonra
Yorgunum, bahar geldi, silah kullanmayı öğrenmeliyim bu yaz
Kitaplar birikiyor, saçlarım uzuyor, her yerde gümbür gümbür bir telâş
Gencim daha, dünyayı görmek istiyorum, öpüşmek ne güzel,
düşünmek ne güzel, bir gün mutlaka yeneceğiz!
Bir gün mutlaka yeneceğiz, ey eski zaman sarrafları! Ey kaz kafalılar! Ey sadrazam!
Devamını Oku
Yorgunum, bahar geldi, silah kullanmayı öğrenmeliyim bu yaz
Kitaplar birikiyor, saçlarım uzuyor, her yerde gümbür gümbür bir telâş
Gencim daha, dünyayı görmek istiyorum, öpüşmek ne güzel,
düşünmek ne güzel, bir gün mutlaka yeneceğiz!
Bir gün mutlaka yeneceğiz, ey eski zaman sarrafları! Ey kaz kafalılar! Ey sadrazam!




Mustafa bey, benmi yanlış anlıyorum bu şiiri yoksa lisanmı değişmiş bir anlam veremedim. Kendime örnek aldığım üstadın gönül sesine benzemiyor. Manevi bir atmosferde okuyanı mest eden önceki şiirlerin aksine bu şiirde isyan kokuyor. Ne diyeceğimi bilemiyorum.
Bu şiir ile ilgili 1 tane yorum bulunmakta