Sıcak bir temmuz, hava karardı,
Hainler yeşil vatana dadandı,
Yüreğim yaralı, ciğerim yandı,
Sessiz çığlıklar, yürek dağladı.
Batıdan doğuya toros dağları,
Bir haftaya sığar mı? Koskoca cihan devleti!
Kelime-i Tevhit şiarıyla aldı nöbeti,
Düşmanlarına yaşatmıştı üst üste zilleti,
Devlet-i Aliye’nin kahraman, necip milleti.
Ulvi dava için; üç kıtada at koşturmuştu,
Kork ki Allah’tan; tüm korkularını yenersin,
Tarihteki ihtişamına geri dönersin,
Umutsuzluk girdabına zinhar girmeyesin,
Hâkimiyet, kayıtsız şartsız Hakk’ın diyesin.
Çat şeytanına ve nefsine kârlı çıkarsın,
Çanakkale geçildi Mehmedim,
Senin nöbetinden değil; atılan imzadan.
Kalkda gör Mehmedim, nasıl taksimat yapılmış,
Bu cihan devleti, bu aziz vatan!
Çanakkale geçildi Mehmedim,
Yaratılış gayeni anlamışsan,
Kulluk görevini her gün yapmışsan,
Tedbirini alıp, tevekkül etmişsen:
Korkma, Corona’dan! Kork, Yaradan’dan!
Temizlik, imandandır deyip; inanmışsan,
Biz bisküvi çocukları değildik,
Söylenen ninnileri zamanla;
Kitaplardan öğrendik.
Spor ayakkabı, kundura görmedik,
Kışın soğuktan, yazın kokudan,
Altı şubat iki bin yirmi üç koptu kıyamet,
Ülkemin güneydoğusunda yaşandı felaket,
Maraş, Hatay, Malatya, Adıyaman ve Amet,
Yitirdik binlerce canları; ya Rabb rahmet et.
Altı şubat ayazında sallandı on vilayet,
Merhametli vicdanlarla yola koyuldu; özgürlük filosu,
Gazze mezalimine bir umut olmak; hedefleri doğrusu,
Hilful füdul ruhuyla kenetlendiler; bak insanlık ordusu,
Akdeniz’in azgın sularına açıldı; merhamet filosu.
Hedefleri Gazze’dir, yükleri insani yardım; helal olsun,
Kutlu Doğum Bindörtyüzelli
Bizlere bıraktığın iki emanete,
Nankörlük ettik biz, kutlu nimete,
Ucuz paha ile talip olduk cennete,
Kevserine yüzümüz yok; ya Resulullah.
Tahkiki bir imanla çıkmışsan yola,
Habibullah aşkına vermessen mola,
Kardeşlik hukukuyla girsen kol kola,
Miracın yolcususun, uğurlar ola...
Beş vakit namazını ikame eden,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!