Ey Mekke!
Mazin insanlık tarihi kadar eski olsa da; kuş konmaz, kervan geçmez bir vaha idin. Tıpkı âdemoğlu gibi; kupkuru bir balçık.
Hani melekler: Ey Rabbimiz: “Biz Sen’i hamd ile tesbih ederken, yeryüzünde kan dökecek, can yakacak bir varlık mı yaratacaksın? Sualine:
Yüce Rabbimiz “Evet, sizin bilmediklerinizi Ben bilirim” demişti. Ve insanoğlu kendisine ihsan edilen ilim ile melekleri geçip, secdeye layık edilmişti.
İşte ey Mekke!
Sen susuz, kupkuru bir çöl iken; yüce Rabbimizin lütfu ile önce ilk insan ve ilk peygamber Âdem aleyhi selam ile müjdelendin ve Havva annemiz ile şenlendin.
Söyleyin anama arkamdan ağlamasın,
Söyleyin bacıma feryat figan etmesin,
Söyleyin yarime karalar bağlamasın,
Şehit olarak ölür isem, ölmüş isem.
Söyleyin babama sakın ha üzülmesin,
Kadim kal’andan sökülen taşlara,
Muhkem surlarındaki tahribatlara,
Bağrında yükselen gecekondulara,
Sen üzülmez misin? Üzmez misin?
Diyarbekirim.
Altı şubat ayazında kaldım enkazda,
Sıkışıp kalmıştım karanlık, dar alanda,
Feryat, figan etsem duyulur mu dışarda?
Allah, Allah nidası kuru dudağımda!
Zaman durmuş sanki ne gelen var, ne giden,
Asırlık bir ömür ile,
Ebedi dirilişe doğru,
Ulvi mücadele azmi ile,
Vuslata erdin Sevgiliye.
Yokluğun en alasını,
Sorsalar insanı benden:
Ervahlar aleminde yaratana,
Sen’den başka İlah tanımayacağıma;
Söz verdiğini söylerim.
Sorsalar insanı benden:
Millet çaresizdi, feryat her yerde,
Derman bulunur muydu; kronik derde,
Yüzyıl öncesinde oluşan irade,
Tecelli buldu Millet Meclisinde.
Yedi düvel işgal etti Anadolu’yu,
Övülmüş bir salat var; adı teheccüd,
İkame edersen çok olursun mes’ud.
Tefekkür eylersen ard û asiman,
Ulvi yapar rütbeni yüce Rahman.
Tatlı uykunuzu böldüğün zaman,
Bir yaramız var; dünyanın tam merkezinde,
Filistin; acısı her daim yüreğimde,
Zalim, zulmünü yaşatır her bir kentinde,
Aranır Selahaddin; dünyanın her yerinde!
Bahanesi Kurdun; kuzuyu kesmiş gözüne,
Şarıl şarıl akarken Allah’ın nimeti,
Çoğunlukla bilinmiyor suyun kıymeti,
Kuraklık yaşatır topluma felaketi,
Doğal yaşam bize; Rahman’ın emaneti.
Irmağın kenarında alırsan bir abdest,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!