Rüzgarlar haber getirse senden
Sana doğru yürümeye başlasam
Bir adım atsam son bin adım daha
Koşmaya başlasam, düşsem sonra
Dizlerim kanasa, o an aklıma sen gelsen
Gülümsemeye başlasam tekrar koşarak
Bilmiyorum nasıl anlatsam,
Var mıdır lisan da yeri kelimelerde kifayeti
Ellerim titrer yazarken üşümekten değil
Kalbim tüm bedenime dağılmış toy atın koşması gibi
Bilirim rüya değil, ab-ı hayat hiç değil
Belki hayaldir belki hayalden de öte
Yine akşam oldu kapandı gözlerim
Bir başka sabaha kaldı umutlar
Yalandın sen, türkülerde kaldı sözlerin
Verin sazımı yine çöktü kara bulutlar
Bi çareyim bi garibim bir mahsun
Gülüşün geldi aklıma Güneş gibi parlayan
Gelincik çiçeği gibi açan İçimi ısıtan gülüşün
Şöyle baktım da arkama Hayli zaman olmuş
Sahi hangi mevsimdesin şimdi Ayaz’dayım ben hep
Çığ düştü gönlüme senden sonra
Gülüşünün güneşi olmayınca erimedi bir türlü
Bir tren gibi yol alırken zaman
Eskidikçe eskiyor hatıralar
Kaybolup giderken yıllar
Azalıyor umutlarım sensiz
Ağaç yaprak dökerken
Senden önce sensiz idim
Sen var iken bensiz idim
Senden sonra hem sensiz idim hem bensiz idim
Sensizlik bir okyanustu
Daldıkça daldım battıkça battım
İndim sonu olmayan derinlere
Derinlerde yanım da sen yoktun
Suskunluğum denizler kadar büyük
Deniz kenarında bir küçük taş gibiydik
Her dalga yüzümüze vurdu
Bir denize düştük bir kıyıya vurduk
Kimi zaman yağmurlar yağdı üstümüze üşüdük
Kimi zaman güneşler açtı kavrulduk
Geceleri yakamoz olduk ay ışığında




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!