Uzaklardan bir ses,
Seni kim kurtaracak,
Dile geliyor kalbim,
Seni burada tutan Allah,
Vakti gelince kurtaracak…
Küçükken oynadığımız oyunlar,
Hatırladıkça canlanıyor, çocukluğumdan hatıralar,
Ne güzeldi, ekransız koşuşturmalar,
Hayatta, ayakta durmayı öğretti bütün bunlar…
Bir sonbahar günü,
Kül oldu bir adam,
Rüzgar bir o yana,
Bir bu yana,
Savuruyordu onu,
Külleri uçuşuyordu havada,
Bir dağa baktım,
Dağ küsmüş,
Bir Bağa baktım,
Bağ küsmüş,
Bir saza baktım,
Saz küsmüş,
Masum bir kız,
Yürümekte,
Bir taş,
Ayağına takılmakta,
Yerdedir şimdi,
Yüzü kaldırıma çarpmış,
Her taraf kirli, herkes talihsiz,
Her yurt imansız, her ev ahlaksız,
Zemin küfre hakim, dünya nizamsız,
Kafir zalimler, hayasız, durmaz zinasız,
İnsanlık sükût etmiş, dertler dermansız,
Mahlukatın değeri bir eşyadan farksız,
Ey deniz on iki bölük ol,
Boğmak yasaktır sana,
Musa: Bu Rabbimin lütfudur bana,
Ey ateş serin ol,
Yakmak yasaktır sana,
İbrahim: Allah ne güzel vekildir, O yeterdir bana…
Öksüz kalan yavruya bak,
Nasılda ağlıyor, annesini arayarak,
Yok mu duyan, bu öksüzün sesini,
Ağlaya ağlaya, kalbinde derman kalmayacak…
Geçmiyor geceler,
Seni özlediğim kadar,
Geçmiyor gündüzler,
Seni sevdiğim kadar,
Her karanlıkla savaşım,
Kaç gecenin
Karanlığına gömülerek
Kaç aydınlık
Yaratmayı planlıyorsun
Sahilde gemi
Yolcular tamam
Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!