EY SEVGİLİ!
Ey gülüşü nazlı yâr!
Uzansam dokunabilir miyim yalnızlığına, gözlerindeki yaşı öpebilir miyim doyasıya, geçmişimi silebilir miyim omuzlarında?
Ey gönlümün efendisi!
Tövbelerimi bozduran, gölgesinde dinlendiğim, saatlerce hayaliyle sohbet ettiğim, sabrım, aşkım, takatim, dilimdeki duam, içimdeki isyan, ciğerimdeki duman, ağlamalarımdaki sessiz hıçkırığım, uykusuz gecelerimin yorgunluğu, hiçbir şeyine yüz çevirmeyişim, kovulsam da gidemeyişim…
Sen benim şifam, sen benim devam, sen benim kapanmayan gönül yaram;
Şifa olsun gelişin, şifa niyetine gel sen, yeter ki gel ey sevgili!
Dönülmez akşamın ufkundayız.Vakit çok geç;
Bu son fasıldır ey ömrüm nasıl geçersen geç!
Cihana bir daha gelmek hayal edilse bile,
Avunmak istemeyiz öyle bir teselliyle.
Geniş kanatları boşlukta simsiyah açılan
Ve arkasında güneş doğmayan büyük kapıdan
Devamını Oku
Bu son fasıldır ey ömrüm nasıl geçersen geç!
Cihana bir daha gelmek hayal edilse bile,
Avunmak istemeyiz öyle bir teselliyle.
Geniş kanatları boşlukta simsiyah açılan
Ve arkasında güneş doğmayan büyük kapıdan




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta