Abartısız sevgi yoktur bu şehirde...
Çaresiz yaklaşırsın sebepsiz bitmişliğine.
Ve günler geçtikçe bulamazsın aynalarda kendini.
Seni, hiç tanımadıklarına sayarlar,
yanıtsız bırakmaktan korkarsın sevgisizlikleri.
Gidiyorum yollar benim
Çekiyorum dumanını derin derin
Yalan bana her söylediğin
Boşa gidenleri bana geri verin
Yağmur buluta saklanır mı?
Ardından kapı kapandı.
Bulduğum boş bir yere yığıldım.
Anılarım,
anılarımda yaşattığım düşlerim, aşkım
yüzüme esmeye başladı açık kalmış o pencereden.
Kaçamadım Mecidiyeköy rüzgârından.
Dokunduğun yerden vuruldum yine
Kendimden geçtim bile bile
Geceleri uyutmayan bir his var içimde
Bedenim alıştı ama ruhum halâ peşinde
Ne savaş kaldı ne de teslimiyet
Sen bilmezsin, yaralanmıştır kaç kez geçmişim.
En son, bir sabah uyandığımda ölmüştüm.
Yoktu yastığım başımda.
Yoktu o gülen meleklerim başucumda.
Aslında bir düşüm vardı geceden kalma.
Ama sabah anlattığımda yoktu sesim odamda.
Lüzum yok artık sana meçhulden gelen sevgili.
Beni aramayı bıraktığın günden beri kül rengi kazağımla her gece ben
geçerim sorgusuz sualsiz evinin önünden.
Bilirsin; tütsü kokan çeşitli sevgilerden.
Herhangi birinin tek göz oda evinde
Git buradan
Artık yapamam
Bu dipsiz kuyudan
Seninle çıkamam
Kavgalar yorgun
Akşam yine zehir olduk...
Yavşaklarla senli benli olduk...
Cebe üç beş para koyduk...
Tepenin yolunu tuttuk...
Herkes bi yamuk yumuk...
Şimdi gidiyorsun.
Git
Sensiz olan ben’i burada bırak,
Senin olan o küçük kasabana dön.
Düşünmeden git.
Sevildiysen eğer, en çok ben sevdim.
Bu kalpte sana yer, en çok ben verdim.
Benimle yan, benimle düş, benimle kal...
En çok ben...
Sensiz geçen günlerimi




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!