Zirvesiyim Erciyes’in
Erimeyen karımsın
Uzandım gökyüzüne
Güneşimsin ayımsın
Önümüzde koca şehir
Zihnime kazınan kurgusal düşünceyi
Gözümün sanrısında görünen gerçeği
Bir kenara bırakıp tüm gerekçeyi
Söyleyeyim utanmadan
Kısrak sanmışım şu ihtiyar inatçı eşeği
Ey Sevgili,
Gönle ne zincir vuruluyor
Ne kalbe engel koyuluyor
İlk gördüğüm andan beri
Geçen zamanda
Kalbimde büyüyen sevginden
Şimdi fasl-ı muhabbet
Hadi masama meze et
Şerbeti rakımda keyfiyet
Bedenimde hürriyet
Beynim hücrelerinde
Faili meşru cinayet
Bir kahvelik fincan olsan,
Akıtırdım ömrüne
En güzelinden sevgimi
Köpük köpük
Kalbine
Acıyla mı beslenmeli aşk
Sevgi neden doyurmuyor
Gördüm, evet gördüm, her ölen toprağa girmiyormuş
Ama neden böyle oluyor anlamıyorum
Ölüler hiç konuşmuyor
Benim böyle hüzünlerimi sakın
Aman ciddiye almayın
Ben hep böyle ağlıyorum
Bu gözyaşlarıma kanmayın
Alışmışım kederlere
Dokunma bana sevgilim
Öpme dudaklarımdan
Dolaşmasın yüzümde ellerin
Tutmasın ellerimi
Bilmelisin seni
Ne kadar çok sevdiğimi
Bu gece dedi ki Leyla bana
Bırak şişede kalsın şarap
Kan kırmızı rengiyle
Tersten tutuşsun sigaran
Hapsolsun hayatın
Çok makyaj yapmışsın
Ve üzerinden
Çok geçen olmuş.
Her geçen muhakkak
Bir iz bırakmış,
Ne yazık üzerinde.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!