Her köşe başında beliren o tanıdık hayal,
Bir serap belki de, gözlerimin sana hal ziyasında
Seni mukaddes sır gibi saklarken içimde,
Hangi yana baksam, çehren akseder zamanın aynasında.
Sen, ulaşılamayan menzil,
Sen, bu fani ömrün yegâne anlamı, hâlim
Gönlümün tahtında bir kuğu saflığıyla salınan zalim,
Aşkınla yanan bu sinede hicranın kor gibi
Ağlıyor hâli pür melâlim
Eski zaman şairlerinin satırlarında arıyorum o derin derdi;
Zira bu yangın sıradan bir sitem değil,
Bir hasret-i canan, bir tükenmez melâl...
Ya Fuzûlî ya Bâkî ya da Nedim ne derdi
Ben yanınca onların sözü vuslata erdi
Düşlerim bari al al yanakla dolsa
Adetidir aşkın, âşıkı ağlatır derler ama dayanmıyor sine
Gözlerin bir an olsun gözlerime râm olsa,
Adetçe eksilir ömrümün kederi,
Makam olur ejderhalı sesine
Sensizlik, ruhumu saran zifiri bir gece,
Hayalin, o karanlığı delip geçen bir şule-i ümit.
Yokluğun kavururken şu çaresiz leyl ü nehârı
Sana doğru atılan her adım eder tekrarı
Yetiş ey ömrümün nevbahar’ı,
Zira bu can
Taşıyamıyor bu kadar hicrân
Kayıt Tarihi : 27.06.2026 04:02:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!