Sensizliğin Derin Anatomisi

Hüseyin Erdinc
256

ŞİİR


23

TAKİPÇİ

Sensizliğin Derin Anatomisi

Sensizliğin Derin Anatomisi

Geceyi ikiye böldüm bir bıçak gibi,
bir yarısı suskunluktu, diğer yarısı sen.
Sustum, çünkü sesin yoktu içinde,
konuştum, çünkü yokluğun bağırıyordu.

Zamanı cebimde taşıdım uzun süre,
paslandı ellerimde takvim yaprakları.
Her gün biraz daha eksildi yüzüm,
ayna beni tanımaktan vazgeçti bir sabah.

Bir şehir kurdum içimde, adınla başlayan,
sokaklarında ayak izlerin dolaşsın diye.
Ama rüzgârın bile seni hatırlamadığı gün
bütün tabelalar düştü, harfler dağıldı.

Kalbim, eski bir ev gibi gıcırdıyor artık,
her adımda geçmişin tozu kalkıyor.
Pencerelerden içeri giren ışık bile
senin yokluğuna çarpıp geri dönüyor.

Bir deniz düşündüm sonra,
dalgaları senin nefesin gibi ritimli,
ama kıyıya vurdukça anladım—
her köpükte biraz daha eksiliyordun.

Ve ben,ben ,
eksildikçe çoğalan bir boşluk oldum.
Adını her andığımda büyüyen
bir karanlık gibi içimde.
Kelimeler yetmedi,
suskunluk bile dar geldi sana.

Çünkü sen, anlatılamayanın ta kendisiydin,
ben ise anlatmaya mahkûm bir yara.
Gökyüzüne baktım bir gece,
yıldızlar yer değiştirmiş gibiydi.
Sanki biri seni silmişti haritadan,
ben de yönümü kaybettim o an.

Bir kuş geçti üstümden,
kanatlarında unutulmuş bir mevsim taşıyordu.
Ben hâlâ aynı kışın içindeyken
sen çoktan başka bir bahara göç etmiştin.
Simdi;
her şeyin ortasında,
hiçbir şeyin eşiğinde duruyorum.

Bir adım atsam sana varacağım gibi,
ama her adımda biraz daha uzaklaşıyorum.
Çünkü aşk dediğim şey
meğer bir soyunmaymış yavaş yavaş,
önce gururdan, sonra korkudan,
en sonunda kendinden.
Ve ben ;
Ben…
Hiç düşünmemiştim,
Anadan üryan üstüm başım
Aşk derken,
Sensiz çıplak kalacağımı
Hüseyin Erdinç

Hüseyin Erdinc
Kayıt Tarihi : 18.3.2026 01:45:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!