konuşsan ömrüm uzayacak sussan şaşkın
yürek heybemde koyu turuncu bu velvele
sağırlaşıyorum kanıma dokunuyor gülce özlemlerim
seviyorum uzatma ölüşümü...git...bırak canımı
'seninle fena bir ölmek yarattım
olsun
yarattık ya bir şey'
neyinim
anlamsızlaşacak kadar bile anlamlı mı
evrenle aramızdaki farkı çözebilseydin keşke
sana evrensiz yakınlığımı
çocuk ellerimi buldum seni bulunca
tatlı bir eylül vakti
unutmuştum niçin yaşadığımı
misinama ortam hazırladı saçların
uçurtmama
ama göğüm değil sakin gezginliklerimde
ihtiyar bir yağmurun bulanıklaştırdığı
ağaçlar çisil çisilleşmemle afacanlaşırsa
senin hoşça kal tuzağındayım demektir
yol kenarı ürpermeleri yaşadın mı hiç
toprak kokulu ayrılık üşüşmelerini genzine
peyzajımda yapayalnız yürüyorum yararak kalabalığını
uslu ejderha görünümlü sustalı bir dizeyim ben
hiçleşerek ölemez hiçbir şair sabah yürüyüşlü
beni sen öldürebilirsin ancak okuyarak şiirlerimi
hadi çevir tüm sayfalarımı ve bitir beni
bir şair şiirleriyle sevebilir ancak kendi cehennemini
'sana bırakmam hiçbir yükünü gözlerimin sana baktığı andaki'
serkeşliğimi saklardım eskiden şimdi apaçık güpegündüz
anlaşılmamak olmalmalıydı bir kelime sihirbazının sonu
yeryerinden mi oynardı
durulur muydu ki terkettiğin kentteki sesler
sesimden arınınca sesin
pabuçlarım epeski gömleğim eprimiş ıslanmışım ağustoslarımla
'ne aşk eskir
ne ayrılık ne kent
yenilenir eskimiş sandıklarımız
şair vurulduğu zaman kendi gözleri tarafından
ama bu asla bir ihanet değildir
şaire rağmenliktir aşk
oyun ve kural dışı'
Kayıt Tarihi : 28.4.2009 22:55:00
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!