Ne meclis eyledim, ne şifa ondum,
Hem nârda kavruldum, hem buzda dondum.
Bir garip kuş gibi dalına kondum,
Seni tek hakikat sandım da geldim.
Canımı canan'ın yoluna verdim.
Sonsuz kez niyazla, kapına erdim.
Varlık hırkasını yerlere serdim,
Aşkın deryasına bandım da geldim,
Vefasız yollarda yordum gönlümü,
Hasretle dokudum her gün ölümü.
Kopardım bağından eşsiz gülümü,
Kapına hep seni, andım da geldim.
Sözlerim sitemdir, sükûtum derin,
Mekânı olur mu rüzgârın, yerin?
Gölgesi düşerken güzel eserin,
Dünya hevesinden kandım da geldim.
Ben bende kayboldum, dersimi aldım,
Bir ömür kapında, öylece kaldım.
Kendimi aşkınla engine saldım,
Hasretin kahrına yandım da geldim.
Dünya yollarını aşkınla gezdim,
Nefsimin başını her daim ezdim.
Gayrı hep bu fani devrandan bezdim,
Kaderin bendini sandım da geldim.
Hasan bir bakışla eridi zaman,
Sende buldu canım, en son el-aman.
Dedim ki; ey gönül, halimiz yaman,
Ruhunun yanına kandım da geldim...
Hasan Belek
Akçay
Kayıt Tarihi : 16.2.2026 22:03:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!