Mızrap ucuyla besteler yap bana sadece /Sevgi olsun konusu
Biraz utangaç birazda mahcupluğun olsun/hiç tanımadığın bu duyguya
Sonrası/
fezayı bağlayarak yorgun kanatlarına
bir güvercin uçurup kıtalar arasından
çağırdın beni
geçerek birer birer sürgün kanyonlarını
derbeder koşup geldim ışıldayan tahtına
yarım koyup bir bardak kurşun rengi çayımı
Devamını Oku
bir güvercin uçurup kıtalar arasından
çağırdın beni
geçerek birer birer sürgün kanyonlarını
derbeder koşup geldim ışıldayan tahtına
yarım koyup bir bardak kurşun rengi çayımı
gerçekten süper tebrkler
şiiriniz için telaffuzu kolay bir kelime söylüyorum şiirinizi sevdim..o güzel yüreğinize sağlık olsun..
tebrikler...sevgilerimle...
Yüreginize saglik tebrik ederim
Grubumuzun turuncu radyoyla olan çalışması sonucu grubumuzda bu gün radyoda sevgili menekşe hanımın harika sesiyle turuncu radyoda dinlemek şiirinizi bir başka keyif verdi sevgili dostum. birazdan panona tam puanımı asacağım
teşekkürler
sevgiler, saygılar bizden
kibar
Sevmek değer vermek kolayda...sevgiyi belirtmek dile getirmek biraz zor ..belki bencillik ama yaşamın ince hatları ...Tebrikler...atıl kesmen
tebrikler
muhteşem :)
Sevgili Helin bazen güzel şiirler insanların dinleneceği duraklardır. Şiimdi sizin şiiirinizi okuyarak dinleniyorum. Benim yorgunluğumu aldız. Ayrıca Ankarada Ankara ekin sanat dergisinede şiir ve yazılarından gönderebilirsin. mitatpaşa cad. 10-10 Ankara 05052893879-
bende kendi şiirimden bir demet sunuyorum sizin eleştirileriniz bana ışık tutacaktur. Yazarsanız sevinirim. Ahmet Canbaba
ACILARA AĞIT
Ömrümüzce gittiğimiz bunca yolun sonunda
Rüyalarımı çaldılar gerçekler bana kaldı
Nasıl bir zamandı buruk aşkı terk ettiğimiz
Ve içimde hırçınlaşan hislerim donakaldı
Yüreğimizde yeşeren fikirler henüz hürdü
Tutsak olan her günümüz nasıl bizce özgürdü
Erken uyandık güneşle geceler kısa sürdü
Acılara ağıt yaktık sevdamız sona kaldı
Kandırılmış yığınlarda ben bir orta direğim
Yarınlarıma umutla bakan halktan bireyim
Nasıl surlarla çevrilmiş,hapsedilmiş yüreğim
Karanlığın gölgesine az daha kana kaldı
AKILDAN ÇIKMIYOR
Bakarken kaşları çatmış
Gözler akıldan çıkmıyor
Dillerde pusuya yatmış
Sözler akıldan çıkmıyor
Anadan doğma üryan
Beni peşinde sürüyen
Sıcak sevgide eriyen
Buzlar akıldan çıkmıyor
Bulunmayan bilinmeyen
Bir sır saklı çalınmayan
Anılardan silinmeyen
İzler akıldan çıkmıyor
Teslim olmuş aşka ferin
Başköşede gönlü yerin
İçinde duyduğu derin
Hazlar akıldan çıkmıyor
Ömür anılara ekli
Zaman devinmede haklı
Şimdi gözlerinde saklı
Yüzler akıldan çıkmıyor
AKLANDILAR
Milletin gözünün içine bakıp
Sözüm ona aklandılar yüzsüzce
Ne yapsak ta halkımız bizi seçer
Diyerek çok beklendiler yüzsüzce
Yeniler seçildi eskiden bıkıp
İnsan sandılar yüzlerine bakıp
Eskinin özünden yeniden çıkıp
Eskilere eklendiler yüzsüzce
Öyle bir düzen ki avanta yeyip
Nasılda geldiler sıra bekleyip
Seçmezseniz vebali sizin deyip
Seçmenlere diklendiler yüzsüzce
Suç ararlar konuşulan lehçede
Koca çiftlik gezindiler bahçede
Her iktidar değiştikçe bütçede
Açıklarla denklendiler yüzsüzce
Ne evlatlar doğuruyormuş ana
Dokuzu kendinin biri halkına
Birde kıyak emeklilikten yana
Haklı çıkıp haklandılar yüzsüzce
Teker teker bulundular izlenip
Bile, bile aklandılar sızlanıp
Hırsızlarla hırsız olup gizlenip
Yolsuzlarla saklandılar yüzsüzce
Kucaklayıp okşadılar gelerek
Oy aldılar sinsi sinsi gülerek
Daha çok halkın üstüne bilerek
Yüklendikçe yüklendiler yüzsüzce
Anneme-Annelere
Karnında dokuz ay taşırken beni
sen kanınla besleyerek can, veren annem.
Bir ana kucağı özlemi duyup
doğmuşum
senin şefkatinle
şefkatli ellerinde.
İlk defa tenini okşayıp
sütünden emmişim huzurla anam.
Çocuğuna yanık bağrını açan
can suyuna değer şefkatin annem.
Uyutur bir ninniyle sesin
ve usulca öpüşünde
sıcacık nefesin
uyutur.
Hem fedakar, hem cefakar yürekte
derin uykularını böldüğümden
uykusuz gecelerin sebebi bendim.
Anlatılmaz verdiğin emekler bize.
Yıkaman,
sıcacık sarıp, sarmalaman
ve kundaklaman öpüp yüzümü.
Kırıp dökmemize gülüp geçerdin.
Bizi tehlikelerden kurtarman
tutup ellerimizden kaldırıp.
Yüreğin dayanmazdı düşmemize.
Bir boynuma sarılışına hasretim
ve birde yüzümde gezdirmene ellerini.
Ben ilk gülmeyi senden öğrenmişim anne
İlk emeklemeyi,
ayakta durmayı.
İlk anne, baba demeyi
Ve ilk soru sormayı
masallarınla büyürken.
Bu günlere kolay gelmedik anne.
Kuruyken yeşeren bir ağaç gibi
seni görmek bile beslerdi beni.
Gülüşün sabırdı, gülüşün keder
her şeyde acılar sana düşerdi.
Sözlerin teselli bütün dertlere.
İlacımdı saçlarımı okşaman.
Derdimizde sabrın tükenmez anne
Senin ellerinin değdiği her şey
odamızı doldururdu bir güneş gibi.
Dertleşmeni özlüyorum anne.
Birazda çekiştirmeni kim olursa.
Gönlünü bir dinlendiremedin bizlerle.
Bir yanın hep hasreti yaşadı,
bir yanın yorgunluğunu hayatın.
Resminde bir kınalı elini görsem
ve görsem bir kınalı saçının telini
cız eder yüreğim hasretinle bil.
Neleri sığdırmadın derya gibi gönlüne
Bayram sevincini yaşatırdın,
öptüğümde elini
Yollarıma bakıp geç kaldın diye
sen çalardın zor günlerde kapımı.
Neyin varsa paylaşırdın benimle
bize kuldun, bize köleydin anne
Hep omzunda ağır yüktük, ağır yük.
Ardımızda yıkılmayan kaleydin.
Yavrum diye kucaklayıp
bağrına basardın, gurbetten gelsek.
Işığın geliyor sönmüş yıldızlar gibi.
Gözün açık, hasret gittin oğluna.
Can damlalarıydı sözlerin, hayat veren.
“Yavrum seni çok özledim,
tütüyorsun burnumda” derdin.
Bizim içinde sen öylesin anne
her şey sen varsa bir anlam kazanır.
Sensizlik düşmanımdır uğramasın yanıma.
Şiirlerim tedirgin, seni anlatamıyorum.
Sen bir mihenk taşısın yaşamımın.
Senin sevgin son durağı yüreğimin.
Son istasyonu gönlüm, orada in.
Sıcaklığın tenimde
Sözlerin kulağımda kalsın.
Resmin,
avutmuyor beni annem.
Tutamıyorum ellerini
senin karşılıksız sevgin var ya
onu tadamıyorum
Ben sevgi sarhoşuydum sen varken.
dokunulmazlığımın tadını yaşardım.
Sen benim özgürlüğümün sınırıydın,
sen benim günahlarımın ceza keseni.
Sen benim sevaplarımdın anne,
aydınlık penceremdin.
Sen benim bereketimdin
sen benim örfüm.
Yaşamda en güzel şeyleri
bana layık görendin,
yedirendin,
tadına bile bakmadığın ne varsa.
Öğütlerin ayaklarımın altında yol
öğütlerin gözümün önünde bir perde
büyüklere saygı derdin,
küçüklere sevgi
Ben onun için sayar ve severim anne.
Hep senin içinde çocuktum
sen affedendin.
Şimdi affedenim yok.
Acımasız sensiz her şey
Senin varlığın umuttu, umut.
Sensizlik hüznümün kaynağı şimdi.
Sensizlik bir uçurum.
Sensizlik yalnızlık demek.
Sensizlik sevgiye acıkmak demek,
bilemedim affet anne.
Şimdi mezar taşlarına
pişmanlıklar okunuyor dua diye.
Bir rüyaya mahkum oluyor sevenlerin.
Rüyalar bile terk ediyor kimi zaman sevenlerini.
Bir resme mahkum oluyor bu gözler.
Bir misafir gibi sessiz
göz göze geliyoruz her andığımda.
Sensizliğe hazırlıksız yakalandım anne
zaman hep hasret dokudu tezgahında.
Hep gelişini düşündüm son gidişinin,
umutlar boşa çıkıyor, boşa.
Muson yağmurlarına benzerdi dua edişin.
Bir çöl fırtınası gibiydi kızışın.
Hem sıcaklığını tadardım
hem acının özsuyunu.
Sevgi çıkmazlarını yaşıyorum seni düşünürken.
Zincirlerinden kopmuş bir halka gibi,
hasretim boşlukta anne.
Üstü kapalı bir gülüş dudaklarımda
uykuya dalarken seni düşünüşüm.
Bir girdap yaratıyorsun rüyalarımda.
Yeniden keşfediyorum seni,
uyanıp hayata merhaba derken.
Pusuya yatmış bir canavar gibi
dünya telaş esi.
Her gün savaşla uyanır günaydınlar.
Ahh! ... annem, anneler, annelerimiz.
Çocuklarınız şehit olurken,
en çok üzülensiniz.
Tüten ocağımızda hem kordunuz,
hem de duman.
Yavru çığlıkları gözyaşlarında
Vatanını benden çok severdin bilirim.
Onun için ölmeye yollarsın vatan uğruna.
Onun için doğurmadın mı beni?
Ama şimdi gel gör ki anne, nice evlatlar
Bile bile gidiyorlar
dünya barışı diye ölüme.
Sen mutlu olmalısın anne vatan için
Hala o ölecek yürek var bende.
Hala o ölecek yürek var bende.
Ahmet Canbaba
HARİKA NE DENİLİRKİ BU KADAR GÜZEL DİZELERE YÜREGİNE SAGLIK SAYGILARIMLA YILDIRIM ŞİMŞEK
Bu şiir ile ilgili 45 tane yorum bulunmakta