Duydum ki, saçların yine ıslak uyumuşsun dün gece.
Bu senin yas tutma şeklin mi?
Tut beni.
Dişlerini fırçalamamışsın, öpüşeceğin kimsen kalmadı mı?
Öptüm.
Duştan çıktığında, annen banyo terliklerini duvara dayamadığın için kızabilir, ben içinde birikmiş su ile yüzümü yıkayabilirim, kurutmadığın saçlarında sabaha karşı kırıklar oluşabilir, ben bir şehri ortadan ikiye ayırabilecek kadar iyi niyetliyimdir, fırçalamadığın dişlerin sabah uyandığında başka birinin tadını ağzına bırakabilir, üzülme. Ben dudağından çıkacak bir iğrenç kelimesi kadar yakınım sana, yut beni ve sus...
Beni bu eylül öldürecek
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.
Devamını Oku
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta