Şakaklarına, saçlarına serpilmiş kırağılardan,
Gözünde kaybettiğin, gülünce eksik olan ışığından,
Mutluyken bile suçlu gibi hissedip,
Yarım kalan kahkahalarından anladım.
Hayat seni ilmek ilmek dokumuş,
Genç yaşta gülen benzin solmuş.
Yüzündeki her bir santimetresini tek tek okuduğum,
O derin çizgilerinden anladım.
Tam pes etmek üzereyken sen,
Son umutta yakaladığım kalbinde titreyen kalbinden,
Her konuştuğunda yutkunduğun yerden,
Uzun uzun susuşlarından anladım.
Seni ne çok yormuşlar adam,
Sevdikçe çırpınan hâlinden anladım.
Sevgime hiç acımadan çıkarıp sıktığın kurşundan anladım.
Hayallerimizin imkânsızlığının gölgesi yüzüne vurduğunda
anladım.
Seni ne çok kırmışlar adam,
Seninle ne zaman dertleşmeye başlasak,
Gözünü gözümden kaçırmalarından anladım.
Sırtını bana güvenle yasla dediğimde,
Tedirgin tedirgin yaslayışından anladım.
Seni ne çok hırpalamışlar adam,
Herkes için feda ederken her şeyini,
Kendini ihmal ettiğin yorgun bedeninden anladım.
Seni çok sevgisiz bırakmışlar adam,
Ben sevdikçe yabancı bir şehirde gibi, heyecan ve kalp
atışlarından anladım.
Kendin için hiç yaşamamışsın sen adam,
“Yaşayalım hadi.” dediğimde korkup kaçan tedirginliğinden
anladım.
Seni çok defa öldürmüşler adam,
Çabuk pes edişlerinden,
Hayallerinden vazgeçişlerinden anladım.
Ben seni hem yaşadım hem çok iyi anladım adam.
Belki de seni bunca sevmemin sebebi buydu,
Belki de seni bu hayatta sadece ben anladım.
Kayıt Tarihi : 3.2.2026 20:33:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!