Güzel şeyleri hatırlamaktan sıkılıyorum artık. Kavgalarımızı getiriyorum aklıma. Görüyorum ki onca yılı birbirimizi değiştirmek için harcamışız. Sen içindeki adam, bense aynı yerde ki kadın için savaşmışım.
Aldatmışız göz göre göre birbirimizi. Bir daha yaparsan ayrılırım derken, ona gideceğini söylemişsin, üstüne basa basa. Anlayamadım.
Farklı değildim bende, benim sevdiğim kadın bunları yapmaz derken; sen değildin oradaki ” benim sevdiğim kadın “.
Anlayamadık aslında ait olmadığımızı birbirimize… Ve her kavgamızda içimizdeki aşklara benzer tüm yüzlerin üzerlerini karaladık. Yırttık geleceğe ait yazılmış tüm mektupları ve resimleri. İşin kötüsü, yenileri yazmak ve çizmek için gereken yeteneklerimizi de yitirdik, değiştirilirken.
Öyle sevdalar vardır, biter baslar;
Buruk tatlar vardır, ağızda şurup giden;
Bir aşka vuran güneş kolayca batmıyor.
Yanıyor bin kollu şamdanı, tutuşuyor
Ufkunuzda camları göksel konağının
Ve bir yaz aksamı buhurdan gibi tüten
Devamını Oku
Buruk tatlar vardır, ağızda şurup giden;
Bir aşka vuran güneş kolayca batmıyor.
Yanıyor bin kollu şamdanı, tutuşuyor
Ufkunuzda camları göksel konağının
Ve bir yaz aksamı buhurdan gibi tüten




ne güzel ifade etmişsin... aynada gördüklerim...
Bu şiir ile ilgili 1 tane yorum bulunmakta