Sana bu mektubu, rüzgârın çam dallarıyla dertleştiği yerden yazıyorum,
Gözlerinin rengini, sabahın henüz griye çalan o buğulu sisinde arıyorum.
Sen benim ruhumun en bereketli toprağı, en kadim coğrafyasısın her an,
Bakışınla yeşerir içimdeki kurumuş dallar, kurtulurum bu ağır ve derin kıştan.
Saçlarının kokusu, yağmur sonrası toprak rayihasıyla karışır da gelir içime,
Sen doğasın sevdiğim, sen mucizesin; sığmazsın ne bir söze ne de bir biçime.
Yanaklarındaki o pembe şafak, yaylaların en taze çiçeklerinden ödünç alınmış,
gittiğim bütün hekimler aynı şeyleri söylediler
söz birliği etmişcesine
'aşk hastalığıdır bunun adı
ve çok sarsar insanı bu yaştan sonra'
Devamını Oku
söz birliği etmişcesine
'aşk hastalığıdır bunun adı
ve çok sarsar insanı bu yaştan sonra'




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta