İçim yandı,
dağ yandı,
gök yandı,
deniz yandı,
gözyaşlarım da yetmedi
söndürmeye yangınları.
Rüzgâr bile kaçtı
yanan bir ismin
küllerinden.
Adını anmak:
dilimde köz taşımak gibi
her seferinde.
Kavrulan dallar gibi
kırıldım
her bekleyişte.
Yanmayı seçtim
çünkü sönmek
senin yokluğuna razı olmaktı.
Külün hafızası vardır derler,
ben unutmamak için yandım.
Geceyi aydınlatan
bir yangın değil bu,
sadece içimde yerini kaybetmiş
bir kalbi bulmak için yandım.
Bir yangın ki
ne itfaiyesi var
ne de çaresi.
Kalbimin içi,
büyük bir orman
ve sen
ateşin en güzel hali…
İnsan bazen
kendi yangınında
ısıtmak istiyor
başkasını.
Ama sen,
soğuk bir susuşla
uzaktan izledin
beni yanarken
ve bu,
alev daha çok acıttı beni.
Ateş, en çok
dokunulmayan yerde büyür.
Ben sana yaklaşamadıkça
kendime küle döndüm.
Her yer yandı,
dünya kavruldu
bir tek senin yüreğin yanmadı.
Beni
yanan şehirlerin
enkazına göm,
ama bil:
içimdeki yangın
sana
hiçbir zaman varamadı.
S.GÖL
Kayıt Tarihi : 7.2.2026 08:06:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!