Bir tufanda geldi,
karma karışık düşlerde, yasak öpüşlerde
sahte sevdalarda, yapmacık hayatlarda...
Güneş görmemiş gölgelerde almıştı soluğu
öyle duru, öyle narin ve öyle sıcacık tebessümüyle...
Gel; n'olursun, içimde umûdum tükenmeden!
Gel; bak bu kahrım beni, mağlûb edip yenmeden!
Gel diyorum, gel artık; son bulsun ızdırâbım!
Gel de yüzler süreyim; kıblegâhım, mihrâbım! ..
Devamını Oku
Gel; bak bu kahrım beni, mağlûb edip yenmeden!
Gel diyorum, gel artık; son bulsun ızdırâbım!
Gel de yüzler süreyim; kıblegâhım, mihrâbım! ..



