Aşkın Sırrı…
Dudaklarından süzülürken suskunluğun
Bir vuslat ki hasat görmemiş
İç içe duyguları sarmalamış kördüğüm
Çöz çözebilirsen aşkın sırrını
Her kalemi elime aldığımda
Bir çoban yıldızı çizmek isterim
yanaklarına
gözleri görünmez bir ışık
aydınlığın sona erdiği noktada
Özlemek nedir bilir misin
Yürekteki yaraların kanayan acısıdır
Küçük bir çocuğun gözlerinden
Alınmasıdır gülücüğü
Bırak Kara yasları artık,
Hayalimden kopan bir baharın
Rüzgârla söyleşir melodisi
Kalbimdeki seslerden
Alıp koparır ellerimi
Ha düştü düşecek denize şimdi
Düşlerdeki mutluluk
Çocuk gözlerine vurunca yağmurlar
Yoksul bir umuda seslenir karanlıklar
Nisan sabahında güneş olursun anca
Saçların rüzgâra kapılıp çehrene düşünce
Yıldızların kaydığı kayıp gecelerde
SeN....(2)
Ege rüzgarı değerken liman taşlarına
Zambak kokuları kucaklıyor gökyüzünü
İstersen sende bulut gibi bekle yarınları
Asıyor Gece..
Asıyor gece, önce karanlığı sonra gölgeleri
İşte o zaman hüzünler labirentlere sığınıyor
Ezan sesiyle uyanırken cümleler
Bense hala saygı duruşundayım
Ağlar Aşk..
Kötü olan neydi ki aşkın duyguların da
Acıları salıverdin yanık bağırlarına
Sen sevdayı terk ettin hüzün dalgalarına
Her mevsimde ağlar aşk, kendi yalnızlığın da
Neylersin etme ağlama şimdi
Kirpiğinden düşenleri Al yarım
Ben giderken
Ardıma bıraktığım yol ağlasın
Bir dönülmez şehrinde
Büyüttüğüm gül hasretine çağlasın
Umudun gözlerinden sana bakmak
Sanki gönlümün avlusundaydı güneş
Oysa zemheride bir yokluktu
Yaşamın kıyısındaki günler
Yenilgisiz süzülürken uçsuz ufuklardan
Tutulası ellerin vardı
Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!