Kafesteki bir kuş gibi yüreğim
Esir..
Demir parmaklıklar sarmış dört bir yanımı
Dar bir mekan
Özgürlüğüm kısıtlanmış
Sesim kısılmış
Giden nimetin arkasından hep ağlarız değil mi
Malesef ki elimizdeyken bilmeyiz değerini
Göremeyiz varken o nimetin güzelliğini
Bir de bakmışız ki alınmış nimet kalmışız dertli ve kederli
Boynumuzu büküveririz işte o zaman
Yalvarırız yakarırız Mevlaya el aman
Ruhum kanatlansın çıksın semaya
Sonsuzluğa yelken açıp gideyim
Yöneleyim aşkla dar ı ukbâya
Faniden bâkiye kaçıp gideyim
Ömrüm pınar olsun aksın bu yolda
Ezânı Muhammedî şehbal açıyor göklerde
Dinliyor talihli ruhlar büyük bir sukûnetle
Göklerden feyiz üstüne feyiz yağıyor
Ümmeti Muhammedin nezih pak yüreğine..
Güzeller Güzeli bu ulvî çağrıyla dâvet ediyor Firdevs cennetine
GİDİYORUM ASR I SAADETE..
Mekkeden eser bir rüzgar
Alır götürür beni Beytullaha dogru
Bırden kalbım yerınden cıkar
Bir heyecan basar Mescıdı Harama dogru
Kapısına gelırım tutarım kalbımı
Sankı selamımı alır Kaınatın Rabbi
Geçip gidiyor hayat hızlı ve amansızca
Her yeni gün doğuyor öncesini boğarak
Gözyaşına bakmıyor satıyor her gün caka
Bugün ne yaptın diye soru soru yağarak
Sayılı gün bitiyor ölüm hep yol gözlüyor
Gönül bu sonsuzlukla özdeşleşen bir âlem
Muhteşem yaratılmış harikulâde eser
Her türlü hâdiseyi yazıp çizen bir kalem
Kainatin merkezi tıpkı ulvi bir minber
Gönül bu türlü türlü çiçeğe bahçe olan
Her gönüle atılmış aşkın eşsiz tohumu
Her kul da farklı yaşar bu acaip durumu
Dünyadan vazgecirir aşkın bir tek yudumu
Sonsuzluk ummanında gönül aşka sevdalı
Şüphesiz ki bu duygu Rahmandan bir tecelli
Gönül sel olur taşar da
Katar önüne sevdanın en güzelini
Yakar yıkar ortalığı dağları aşar da
Umrunda olmaz alıp götürdükleri
Aslında onun da vardır kutlu bir vazifesi
Yürek kıpır kıpır olur
Gözler çakmak çakmak açılır
Aşk yüreği kavurur
Kalp yangın yeri olur
Kıvıcımlar saçılır etrafa
Yakar her yeri bir anda
Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!