Çiçekli badem ağaçlarını unut.
Değmez,
bu bahiste
geri gelmesi mümkün olmayan hatırlanmamalı.
Islak saclarını güneşte kurut:
olgun meyvelerin baygınlığıyla pırıldasın
Devamını Oku
Değmez,
bu bahiste
geri gelmesi mümkün olmayan hatırlanmamalı.
Islak saclarını güneşte kurut:
olgun meyvelerin baygınlığıyla pırıldasın
Selim Ergin, küçük yaşlardan itibaren oyunlarla büyümüş biriydi. Onun için oyunlar sadece eğlence değil, hayattan kaçışın ve kendini ifade etmenin bir yoluydu. Saatlerce ekran başında kalabilir, kazandığı her zaferde gerçek hayattaki eksikliklerini bir anlığına unutabilirdi. Sessiz, içine kapanık bir yapısı vardı; duygularını kelimelere dökmekte zorlanırdı ama kalbi oldukça derindi.
Selim’in hayatındaki en büyük duygu ise Özüm’e olan aşkıydı. Bu, sıradan bir hoşlanma değildi; Özüm onun ...



