Sefihin vekili veli ya da vasî,
Olmamalı Allah’ın emrine âsi.
Onları yedirip içirip giydirsin,
Bakımını güzel şekilde üstlensin.
Yetim, ergenlik çağına gelincesi,
İki konuya dikkat çeker bu ayet:
Biri emanet, diğeri de adalet.
Emanet, ehil olana verilmeli,
Herkese adaletle hükmedilmeli.
Emanete hıyanet münafık alâmeti,
Ehline verilmez ise bekle kıyameti.
Âdilce hüküm vermek herkesin değil harcı,
Zalim mazlum olur; bulur eşraftan aracı.
Düşün! Ne için yaratıldın?
Kulluğun et! İcraat gerek.
Akıl-fikirle donatıldın,
Rabbimize itaat gerek.
En son Peygamber sıfatıyla,
Takar iman maskesini,
İnanırım der münafık.
Duymaz Hakk’ın sesini,
Sözüyle düşmez muvafık.
Bir Yahudi’yle tartışmış,
Başına gelince felaket,
Anında hazırdır mazeret:
“Yalnız iyilik amacımız,
Ant içeriz, yok yalanımız.”
Tipik münafık zihniyeti,
Ashabın arasında da bazı,
Vuku bulmuş ufak-tefek sorun.
Resulle aşmışlar bu açmazı,
Hükmüne kıvırmamalı burun.
Tartışan davalık iki hasım,
Heva ve hevesinden konuşmaz,
Bilinir, en güvenilir kişi.
Kâfirde dahi kuşku oluşmaz,
Yalanla dolanla olmaz işi.
Öğüdü dinleyen bulur hayır,
Peygambere sevgi her zaman dorukta,
Hazreti Muhammed'e muhabbet dinmez.
Göremeyince hissederler boşlukta,
Daha yeni görüştüm- konuştum denmez.
Yoluna fedadır; can, mal, neyi varsa,
Cahiliyede kadının yoktu yeri,
İslâm’la buldu hak ettiği değeri.
Zulümler ve adaletsizlikler dindi,
Hukukî anlamda da haklar edindi.
Miras hakkında verilir birçok detay,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!