Nasıl bir korkudur ömre salınan
Öd ağızda uyanırım uyumadan
Ihtimaldir ölüm bu
Ölme ne olur ben gözümü yummadan
Cennetmiş sürgün yerim
Sustum
Yanında en iyi yapabildiğim şeydi bu
Ağzımı kana bulayan yüreği yuttum
Dökülen düşleri uyuttum neçe
Yürek mayın tarlası edilen her söz patladı ömre
Parçaları toparla dağılan hücrelerimde
Sesinde can bulan kelimelerim oldu benim...
yûzünde derinleşen öykülerim,
avucunda uyuyan yûreğim tanık...
acımın büyüklüğünü anlatacak dilim yok ağzımda,
Susarım parmaklarım düşer kağıdın akına...
Bir cümle damlar yüreğin yurtluk sazına
Sesinde can bulan kelimelerim oldu benim
Yüzünde derinleşen öykülerim
Avucunda uyuyan yüreğim tanık
Acımın büyüklüğünü anlatacak dilim yok ağzımda
Ben susarım ellerim düşer kağıda...
Sesinde can bulan kelimelerim oldu benim
Yüzünde derinleşen öykülerim
Avucunda uyuyan yüreğim tanık
Acımın büyüklüğünü anlatacak dilim yok ağzımda
Ben susarım ellerim düşer kağıda...
O hiçliğine kaldı dünyanın…
Ben varlığın piçliğine…
Tavafındayım evin...bi ovuşundayım düşünürken yanan tencere dibinin…
Ve mercimek diye başladığım yemeğin fasülye kırışında asılda yandığını fark etmediğim elin…
Hangi su temizler insanı..?
hani nuh'un tufanı
olmazmı diyorsun neçe...
kaç tufan kopmalı...?
Bu gece türküler doğur yürekten
Ellerin şiire kansın
Gözüm başka bilmedi senden
Sen aynam, yüreğim kalansın...
Sözün diline yaslanır
Acın türküne
Gözlerine uykundan beş dakika sal
Seyrine yokluğun (makber) ezber okuttum..
Sen öyle kandil ışığında gözlerini çakarcasına tavana
Asılı umutların sonca arzusu...
Bir kuytuluk karanlığa demlerken yasını
Ben salıca can düşürmüş ay ortasında yol kenarında...
Batık ülkenin yitik çocuklarıydık belkide
Yakaları tokuşturan bir kadehte...
Rezil bir çağın ortasına düşen
Sevdaydık yek bedende...
Büyüdükçe sevdam küçülendim gözlerinde...




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!