80lerde çocuktuk biz..
.TRT 2 çeksin diye antenlere çatal kaşık ve tencere kapağı takılan yıllarda...
nils ve uçan kazdan sonra çıkan pazar konserinde tv yi kapatırdık her ne kadar ayıbetsek de Şef, Hikmet ŞİMŞEK'e..
.elma deyince çıkan, armut deyince çıkmayan çocuklardık..
Yokluğunda ne ateşleri hasretimle yaktım da
Bir seni yakamadım, beni yaktığın gibi
Çölde su, mahpusta gün, oruçta ekmek gibi bekledim seni
Sense araya korkular koydun.
Yasaklar koydun...
Bitmez tükenmez engeller koydun
Devamını Oku
Bir seni yakamadım, beni yaktığın gibi
Çölde su, mahpusta gün, oruçta ekmek gibi bekledim seni
Sense araya korkular koydun.
Yasaklar koydun...
Bitmez tükenmez engeller koydun




keşkelere geldim...keşke dedim keşke...yeniden yaşama fırsatımız verilse o canım geçmişe....
sokakta gezen MASSEY FERGUSON seyyar manavın arkasına takılırdık.. elindeki mikrofonla mahalleye patates soğan kavun karpuz diye bağıran traktördeki adam, bazen elinde mikrofon olduğunu unutur ve bizi küfür ederek kasanın arkasından uzaklaştırırdı.. mahalleli de biz de çok gülerdik bu duruma. .....çok güzeldi....ama en çok bu paragrafa güldüm..beni yeniden çocukluk yıllarıma götürdüğünüz için teşekkürler...tebriklerimle...
Bu şiir ile ilgili 2 tane yorum bulunmakta