Ne zaman hatırlatsa seni bana
herhangi bir yaşanmışlık
Bir gül bahçesine dönüyor yüzüm
Sen henüz bir ezgiye yazılmamış söz gibi
ürkek bir güvercinin
yüreğindeki çırpınışların
Kalplerinde aşk işaretiyle doğar kimileri... Yeryüzüne gönül indiremez onlar... Hayatı ve insanları anlarlar,hayata ve insanlara merhamet duyarlar,ama hayatın ve onun içindeki insanların yaşadıkları gibi yaşamazlar.
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...
Devamını Oku
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...




Ne zaman hatırlatsa seni bana
herhangi bir yaşanmışlık
Mevsim bahara döner
bahçedeki şeftali ağaçları çiçeklenir
Bir kelebek kozasından çıkıp
özgürlüğe sererdi renklerini
Ah sen çocuk
ya sen
hala anlaşılmaz ve umarsız'sın .......... bazı insanlar çok umarsız çok vurdum duymaz
olurlar neler oluyor bitiyor fargında bie değildirler insan sevdiğinin sözü olunca bile gönlüne baharlar açar inşallah dileğiniz gerçekleşir dileğiyle beğeniyle okudum tebrikler
kezban hanım saygılar
günün şarine ve şirine tebrikler
Bir Yürek Feryadı ! Kaleminize Sağlık...
Böyle bir şiirle., böyle güzel, içten., sağlam anlatılan bir aşk yürek cebinde ne kadar saklanabilir ki...Bir yerlerden taşar, dökülür...
Çok güzeldi sayın Kezban Güçlü...
Hak ettiği günün şiiri unvanı ile şiirinizi ve kaleminizi kutluyorum...
kaçıp,kaçıp bana gelmek
için ayak direyen
haylaz bir çocuk gibi
sevecen ve umarsız'sın
-----Kezban hanım sizi ve günün şiiri secilen şiirinizi kutluyorum bir duygu seli gibiydi.
Ah bu çocuklar hayatımıza anlam katan varlıklar . Hüznümüz çocuklar ,Sevincimiz çocuklar, En masum hallerimiz. canımız ciğerlerimiz.
En güzel şiirlerimiz ...
Kutlarım kezban hanım. bu şiirde size çok yakıştı yüreğinize sağlık .
saygılar..
Çiçek gibi açan mısralar da var, tomurcuk gibi henüz saklananlar da. Gizem var, sır var, ters köşe var. Güzel bir çalışma. Tebrik ediyorum. Bazı şiirler vardır, şiir boyunca tekrar edilen mısralar veya kelimeler rahatsız etmez okuyanı. Şiirin doğası gereğidir o tekrarlar. Bazılarında ise ikinci kez yazılması bile akla takılır, rahatsız eder okuyanı. Bu şiirde de 'Ne zaman hatırlatsa seni bana/
herhangi bir yaşanmışlık' mısraları takılmama neden oldu. Tekrar kutluyor ve çalışmalarınızın devamını diliyorum...
belki de unutmamak adına adanmış mısralardan oluşan bir sığınaktı şiir.. tüm sırların ve yaşanmışların içinde saklandığı.... kutlarım kezban hanım.. güne ve yerine yakışan çok güzel bir şiirdi.. saygılarımla..
ve galiba en çok senden saklıyorum...alışılmışlığın dışında biten bir şiir..çok güzel.
Bu şiir ile ilgili 9 tane yorum bulunmakta