Hani
sahilde dalgalara karışan sesimiz vardı ya
Şarkı olur
dillere düşerdi sevdamız
Şehitler,
Dalından koparılmış bir gül gibi
Zamansız.
Değirmen deresinin uğultusuydu sanki her sabah
Sevdalı şarkılarla sarmaş dolaş Tutunacak bir dal arıyor yine güvercin kanatlarında sesim
Taştan taşa koşan ömrümüzmüş meğer 'neşe'
Süleyman
bir dedektif romanı yazayım dedim /peşine düşülecek o kadar çok sır olay / kapalı kutular kapalı kutular içinde
kimin ağzı kimin kulağında
akıyordu su berrak yeşil camlardan
söyle hayat mıdır böyle geçen yoksa
biz miyiz süzülen puslu aynalardan
mütereddit, çocuksu, kimi zaman alıngan
Sokaklarda ağır çekim yol alır zaman
Işık, bir görünür bir yok olur aynalarda
Elde tesbih, omzunda kartal kanadı bir ceket
Peşin sıra gelir burnuna ekşi ter kokuları
Bozkırda yanan bir harman
Oldun. Tutamadım ömrüm
Peşinden koşmakla geçti
İnsan sınırlarını bilmeli..
Gücünü.
Yeteneklerini..
Ha gayret demeli bir sabah hayata
Kırkpınar'a girercesine girmeli
Yol mudur giden yolcu mudur yoksa
Yok "zaman" diye akıp giden bir nehir
Severiz biz kendimizi kandırmayı
Ne önümüzde ne ardımızda o gölgeli yol
Bir baştan bir başa
Alıç, kızılcık, badem
Keçiler peşinde kaval
Haydi ver elini yaylalar!
Karlar yağar güneş doğar




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!