Düşmanı uzakta arama sakın,
Belki sana senden çok daha yakın.
Ezelden ebede sürmez ki ömrün;
Tüm kötülüklere razı mı gönlün?
Özünle barışık olduğun zaman
Zaman ve enerji ucuz değil ki
Bizi tutsak edip izletmek derdin!
Yüreği daraltan reklamı yerim;
Reklam, reklam gibi olmalı, derim.
Görsel yanılsama kullanılsın ki
Yapmacık tavırlar, sahte gülüşler
Her zaman sırıtır, ince bu işler…
Doğal olmak varken, komikleşiyor;
Bu durum gittikçe kemikleşiyor...
Yediğin içtiğin hep senin olsun;
Memleket çekmekte çokbilmişlerden;
Mangalda kül kalmaz ekemişlerden!
Ahkâm kesip ikbal arayanlardan
Allah’ım korusun rol yapanlardan!
Tüm dünya bir sahne, bunu biliriz;
Seni kurusıkı, nazma devam et
Dilde ahkâm kesme, az kendine yet
Dili güllü olman özgün kıyamet
Bazen okuyorum ve gülüyorum!
Seni kurusıkı, nesre devam et
Esen yelden
Uçan kuştan
Düşen yapraktan
Yağan yağmurdan
Hep seni sordum!
Bu çağın, bu âlemin insanı mı sanırsın
Kendini; kahırlanma yoksa fena yanarsın...
Çıkarının kölesi, kısır döngüye tutsak
Olmayanları bilsek ve bir arada tutsak...
Kendin gibi vefalı, dürüst, içten sanırsın
Saymasan da beni, sayarım seni
Sevmesen de beni, severim seni
Sormasan da beni, sorarım seni
Sen sana bu denli ilgili misin?
Yok, lakin düşmanım dahi ölmesin
Eskiyen yıl mı ki yenisi gelsin
Zaman soyut kavram, eskiyen sensin.
Doğdun, yedin, içtin, yetmez mi dersin
Az yetingen isen, en mutlu sensin!
Her anı dolu ve anlamlı yaşa
Yine R’ye taktım, bilmem, değer mi;
Di’mi (!) bile hafif kalır yanında…
Var mı kırpmak, yontmak, yutmak sesleri
Güzel dilimizde standart bazda…
Espri, sürçülisan, … hepsi bahane;




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!