Yâ Rab, bu cân nâmerd-i dünyâdan nice yandı,
Gönül tâk-ı harâb oldu, cihân dâr-ı zindânı.
Fikr-i fânîyle dolmuş, nâkıs her anım geçti,
Hûb-ı Leylî'yi unuttum, düştüm hicrân sevdâsına.
Seccâdem bir cennet bağı, her secde bir gülzâr,
Lâkin gâfil gönlüm, nâdânlık içinde bîzâr.
Öyle sevdalar vardır, biter baslar;
Buruk tatlar vardır, ağızda şurup giden;
Bir aşka vuran güneş kolayca batmıyor.
Yanıyor bin kollu şamdanı, tutuşuyor
Ufkunuzda camları göksel konağının
Ve bir yaz aksamı buhurdan gibi tüten
Devamını Oku
Buruk tatlar vardır, ağızda şurup giden;
Bir aşka vuran güneş kolayca batmıyor.
Yanıyor bin kollu şamdanı, tutuşuyor
Ufkunuzda camları göksel konağının
Ve bir yaz aksamı buhurdan gibi tüten




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta