Niyettir asıl olan; akleden hedef koyar,
Bakmaz yolun düzüne; yakını, uzağına.
Kim ki Hakk'ka kulluktan sıdkı sıyırır, soyar
Fazla sürmez düşmesi şeytanın tuzağına...
Ârif olan anlıyor; hilkat ne, hakikat ne?
Âlemin giz’lerini çözüyor birer birer.
Gaflete dalan bilmez; îman ne, îtikat ne?
Özünden uzaklaşır, tanınmaz şekle girer.
Mecalsiz mumlar ile girilmez dehlizlere
Kasvetin karasını Rabbe tevekkül boğar.
Gâye Hakk'ka varmaksa, bak ilâhî izlere
Tâkat bittiği yerde görkemle güneş doğar.
Cevabı doğru ise "gâye ne? " sorusunun
Emîn ol ki muhkemdir ayak bastığın zemin.
"Yıldızlar" rehberidir yolun en doğrusunun
Kırılsa da pusulan, limana varır gemin.
Farzet ki koparıldı hakîkat ile bağın
Işık tutsun Velî’ler, göstersin sana yolu.
Kalbinde îman varsa sarsılmaz gönül dağın
Bir dağ ki dağa zemin; Türkiyem, ANADOLU.
Bir yanda el uzatmış, "gel" ederken Mevlânâ
Aşk doğramış ununa, özenle yoğuruyor.
Allah’a giden yolda anlam katmış her âna
"İlle de edep" demiş; edebe çağırıyor.
Öte yanda Yunus’uM; dilinde sarı çiçek
Öz dermiş, bal eylemiş; sunmuş gönül kabından.
Sevgi sermiş kalplere; ilmek ilmek, saf ipek
Uyandırmış, uyarmış, cehennem azâbından.
Gir, tefekkür bâbından; dinsin süflî hevesin
Dünya mü’mine zindan; sebebi var sürgünün!
Bir bedeli olacak elbette her nefesin
Üç günlük bu âlemde, say ki bugün son günün...
Kayıt Tarihi : 10.10.2013 14:49:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!