Satir Araliklarinda Temmuzun

Seyfi Karaca
5240

ŞİİR


14

TAKİPÇİ

Satir Araliklarinda Temmuzun

İnsan dediğin
Hep kendine bakıp gözetenlerden elini bulaşmasını takibini ilgisini çekmesine sıyrılıp kurtulmak isterken her şey henüz emekleyerek adımladığı yere yakın yerdedir ve ona herkes ve her şey bir an önce oraya büyümeyi çırpındığı kendinden yukarı yüksek büyük sorunsuz durgun dengede görünür.
Fakat oraya varıp ulaştığındaysa hasta sayrı yorgunlarında bir gün iyi bir gün ağrı sancı ve dinmek bilmeyen sızlanmalarla, oralardan ömür eskiyip geldiği her şeyin erişilmez uzak göründüğü geçmişin … ve yıllardan aşağılara bakar vaziyetin özlem ve hasretiyle gün sayıp duruyordur ecele.

Kundakta çocukluğunu ve ölü hayatını bırakarak, şuncacık kalbi avuçlarının içinde acı çekmeye rehin; ve bedeninde ruhunda bağıran çağıran gürültülerin boğduğu kuru laflarla dolu yalnızlık hücresinin kaçacak hiç bir yeri kalmamışlıklarla gelişip büyüyen sorunlu travmalı karmaşaya terkedilmiş insanlığa duyup sızlayacak hiç bir saygın ve etkin sezgisi hissi anlayışı paylaşımı algısı itibarı yakınlığı duygusu düşüncesi damarı işleyip çalışmayan sosyal sanal ve soyut mezarlıktaki…

Günümüzde artık herkesin birbirini özendirip yarışan boğuşan didişen ve günden güne kışkırtan nispetle azalan yok olan toplumsal değerlerin nesli tükenmişleri arasında kara borsaya düşmüş akla bilgiye onura vicdana sorumluluğa sevgiye saygıya itibar ederek yaşamanın sıfırlaştırıldığı yiğitlik mertlik dürüstlük doğruluk ve niceleri çöp halini almış; ve yitirilen ortak değerler yerine çıkar ve menfaat düşkünlüğünün piyasasına ayak uydurmayı beraberinde getiren kinle nefretle öfkeyle saldırganlıkla bencillikle sapkınlıkla ve kimsenin kimseye kabulü saygısı ilgisi ve tahammülü olmadığı şiddetli geçimsizliklere yozlaşmış kokuşmuş çürümüş magazinden değişmiş dönüşmüşlüğün kimyasında ne ararsan mevcutluğu taşıyıp sürükleyen kirlenmeye çirkefliğe kötülüğe dair dönüm dolaşımlara kişilik ve karakter bozarak; sabitleşmiş bütün sosyal erozyonlar bozgununda herkesin herkese ihtiyat mesafesiyle uzaklaşıp kaçtığı, kuşatılıp sarılmadık hiç bir insanlık zenginliği kalmayan ve herkesin herkesi doğduğuna pişman ettirip burnundan getirmeyi yaşattığı keyfi davranışlı acının korkunun kuşkunun endişenin fitneliğin hasetliğin onursuzluğun kültürsüzlüğün saygısızlığın görgüsüzlüğün ahlaksızlığın kabalığın gösterişin fırıldaklığın soytarılığın güvensizliğin kaypaklığın kaprisin zorbalığın kayıtsızlığın her türlü sahte samimiyetsiz MASKESİYLE dizisiz ve telefonsuz yapamayarak her saniye profili ve iletişim değişme bağımlılığından kendine rol model seçen; bu günlerin yapay ilişkili acımasız duyarsız ve insanlığından yok olup gerçek yaşamdan koparak sınırsız tüketim köleliğine robotlaştığı kıyamet girişimciliğine karşı savaşan direnen onurun aklın fikrin ve aidiyetin sorumluluğuyla ülkesine toplumuna bize ve hepimize ortak kaygıda ve sevinçte atılgan girgin etkin katılımcı yürekli ve cesur okuluydu gelmiş geçmişimizi yoran akıl fikir samimiyet ilgi alaka yakınlık sıcaklık vicdan sorumluluk sahipliliğiyle güden koruyan gözeten bakan besleyen ve büyütenlerin emeğine ve hatırasına sonsuz teşekkür saygı sevgiyle.

Ey güzel insan, topuklarına deniz damlası bulaşmış, dalgalar çırpınan kulaçlarla birbiri ardına senin karşı kıyılarına ulaşmaya lebi derya ve derin umman, güneşin sıcaklığı geziniyor yüzünde haberin olsun, haberin olsun ki ey güzel seni boyanıyor mavi gökyüzü, beyaz kuğu, yeşil orman ve kara toprak. Ey güzel insan seni kendinden bilen tuzlu yaralarda deli gönlünün ırmakları çağlıyor, sayenle daha bir güzelleşiyor bu sonsuzluk evreni, yaşamak denen hengame ve bu yaz esintileri, haberin olsun…! Ki…
Önyargısız, kinsiz, gösterişsiz , zorlamasız, peşin hükümsüz, acelesiz ve sevgi dağarcığı dili tohumu ve toprağından olgunlaşmış büyümüş yüreklilikle ve telaşsızca…hani geceleyin yakamoz süslenmiş ay parçası, gündüzleyin lodos yahut kara yel, ikindilerin meltemlerce ılık ve sakin rüzgarları gibi cesur ve özgürce, hayata yalın, dünyaya misafir, insanlığını ömrüne taşıyıp götüren huzurun bütün güzelliklerinden ve kendi kalbinin ev sahibi olarak, bugün buralar daldan topraktan serpilip fışkıran bahçe bostan yaz gülistan. İlerleyen günler bir de bakmışsın ki dört mevsimlik eylül ve güz sonbahar, gez eylen aşk ile ey hüzünlü şarkıların kahve deminde, neşeli sazların coşkulu kıvrımlarında gerçek olduğun rüyadaki keder de senin, hayal de senin, hüzün de senin, mutluluk da senin, hasrette senin, hepsi senindir güzel insan çünkü bu gün çoktan göçtü yarıladı dünyayı, bak şuncacıkken ömründen geçmez tükenmez sandığın zaman günaydın olmaktan ötelere savuştu, yarınsa ala şafakların seher vaktinden esip geçen tan yeli gibidir bu deli devran, gez eylen huzur sanadır, ışık sana, gölge sana, aşk sana

Temmuz / 25

Seyfi Karaca
Kayıt Tarihi : 3.7.2025 14:05:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!