Denize ağ atıyordu yağmur altında kadının biri
Oltaya gelecek ne varsa toplayıp avucunun içine almak için
Şurada bir yerde kavisli çakım olacaktı deyip söyleniyordu efkar kasırgasına yakalanmış fırtına kuşu
Ele avuca sığmaz şanssızlığın böylesini postahanelere bırakıp savuşturmaya
Kıvranıp dönüyorduysa da gün boyu sabah dokuz akşam beş
Gün nasıl doğar ve nasıl biter batar güneş anlayıp bilmeden
Gelişi belli gidişi meçhul bir paydosta dışarı yüzü görmeksizin
Dönülmez akşamın ufkundayız.Vakit çok geç;
Bu son fasıldır ey ömrüm nasıl geçersen geç!
Cihana bir daha gelmek hayal edilse bile,
Avunmak istemeyiz öyle bir teselliyle.
Geniş kanatları boşlukta simsiyah açılan
Ve arkasında güneş doğmayan büyük kapıdan
Devamını Oku
Bu son fasıldır ey ömrüm nasıl geçersen geç!
Cihana bir daha gelmek hayal edilse bile,
Avunmak istemeyiz öyle bir teselliyle.
Geniş kanatları boşlukta simsiyah açılan
Ve arkasında güneş doğmayan büyük kapıdan




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta