Sarıkamış dağlarında, topraklar canlarla doldu,
Doksan bin ana kuzusu, savaşmadan şehit oldu,
Üstlerinde ince urba, ayakkabı delik deşik,
Taze taze tomurcuklar, açılmadan hemen soldu,
Her şey matem tutmuş bu gün, dağ ağlıyor, taş ağlıyor,
Kaf önce hafif hafif düşüyorsun sonra
kızıl kızıl dağılıyorsun elimde kalıyor iki nokta
atıp kırmızı bir gül kalbimin tam ortasına
kaçıyorsun mevsimlerden mevsimlere
tahtı çalınmış bir padişahım oysa
kayboluşunu arayan hesapsız yolculuklarda
Devamını Oku
kızıl kızıl dağılıyorsun elimde kalıyor iki nokta
atıp kırmızı bir gül kalbimin tam ortasına
kaçıyorsun mevsimlerden mevsimlere
tahtı çalınmış bir padişahım oysa
kayboluşunu arayan hesapsız yolculuklarda




Merhaba Sinan bey,, çok özlü ve çok anlamlı bir konuyu şiirleştirmişsiniz tebrikler... Acı dolu mısralar ama tüm dizeler bir volkan,bir yürek ateşi bir öfke sessi...Ben oralıyım Sarıkamış ta anneanemin kız kardeşi 1914 lerde o zaman yeni gelinmiş o günleri bize anlatıyordu,ölenler savaşmadan ayakta ölmüşler,ağaçlara yaslanmış halde hepsi yalınayak,aç ve çıplak ve Allah-u kber dağların ölü kokuyormuş Enverpaşanın sayesinde ,ve yıllarca halktan saklı tutulan ölen 90 bin Anadolu gencin ülümü.Ölenleri Rus Askerleri tuplayıp toplu mezarlara ggömüşler..itler bile et yemiyormuşlar insan eti yiye yiye.Anlatırdı bunları bize iki gözü iki çeşme ağlardı.. .Güzel duygularla yazılmış ve bizlerle paylaşmaya sevindim. Ölenleri saygıyla anıyorum..Keşke savaşlar olmasa keşke .......
Yüreğinize sağlık.. Selâmlar
Mehmet Çobanoğlu
Bu şiir ile ilgili 1 tane yorum bulunmakta