Aklını oynatmaktı aşk,
Adını anınca sarsılırdı dünya.
Ellerim titrerdi yokluğunda,
Seninle her sabah bir yangındı.
O sabahlar olmadan uyanmaktı,
Belki zamanlar,
Belki aylar,
Belki yıllar,
Belki en güzel anlar bitecek.
Belli ki ayrı geçecek...
Kapatın gözlerinizi.
Dinleyin nefesini.
Hissedebilin tenini.
Nefesinin kokusunu unutmamak için,
Benzetebilin bir şeye.
Adını anmak bir suçmuş,
Ama aramoniyi gizlemek…
Asıl suçtu.
Haykırmak istiyordum herkese.
Meğer,
Ah gönül, niçin sevdin bu bahtı kara,
Gözlerin mey deryâsı, içim viranâ.
Gelmiş geçmiş günler serilmiş hânemde,
Feryâd eder dudaklarım, ey gönül habersizâne.
Bir zaman sen ile vardım bu bağda,
Sevgiyle parlayan sahte bir gülüş ,
Gölgende kaybolan gerçek bir ben .
Kalabalık alkışlarla sarhoş sen
Kalabalık alkışlar için hedef olan ben
Gösteriş senin değil benimdi
Sevdasal durumlar var sandırırdım
Gök gürlediği gece,
O gece sensizlik çökecekti o hâneye.
Korkuyordum, lakin fark etme diye,
Pencereyi izledim, sessizce…
Yoktun, ama yastığın hâlâ sâbitti..
Akılla ne zaman ters düştüm
Anladım ki aşk vakti.
Kalple ne zaman ters düştüm
Anladım ki kırgınlık vakti.
Son gece yanımda uyurken, öperken
Derin derin
göğsümden aldığın bir hayatın
borcu var bana —
belki bir nefes…
Ama nefes,
hayat değil miydi sevgili?
Gecenin ikisi…
Bir harabe gibi yıkıldım içimde
Nisanın on sekizi hâlâ benimle
Gururumu ayaklarımın altına serdim,
O an…




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!