Bu ara uğramadın,
Ne kokumda izin var, ne uykumda huzur…
Ne de rüyama düşer oldun artık.
Nedir buna sebep olan?
Ayrılık gerçekten siler mi her şeyi,
Onu sevmek,
Bir bahar sabahının teni okşayan yeli miydi,
Yoksa ayazlı bir gecenin en keskin soğuğunda çırılçıplak kalmak mıydı?
Belki de yazın ansızın bastıran yağmurunda ıslanmak...
Neydi ki sana âşık olmak?
Kahvaltı sofrasında edilecek bir sohbete,
Yumurtanın yağına söylenecek iki çift söze,
Çayın deminin kokusuna,
Seninle yaşanacak birkaç hatıraya ihtiyacım var.
Sohbeti keyif için,
Nefesin değince dudağıma,
Tıpkı şekerli süt mısır gibi, sarmalardı içimi usulca...
Şimdi o koku, savruluyor rüzgârla uzaklardan,
Ne tenin tenime dokunur, ne de iz kalmış avuçlardan.
Bir öpücükle başladı hikayesi,
Sevildiğini sanmanın öyküsüydü bu.
Bir bulutun üstündeki toyca bir öpüştü,
Uzun gecelerde, sıcacık tenimdeki nefesti.
Bir öpücükle son buluyordu her şey.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!