Sızısı mavisinde gökyüzünün, toprağın kızılında. Birkaç şarapnel parçası bir nefeslik arada, eni konu anılar anlatımı onlarca harbe dair; birçok anı tozlu raflarda roman hikaye vesair...
Haykırış olmuş beyinlerde yankısı sükutun, sokakların ensesinde gözetleniyor sanrısı. Acısı sızısına denk olmayan yaralar belirir, "Gökyüzü dünyaya çatı." diyenler yüzünden güvercinler delirir. Birkaç eli silah tutan aslan var olur, birkaç elinden silah düşmüş kedi kaybolur. Dikenler dolup taşar tekdüze yitik arılarla, olağan bir sessizlik kaplar bülbülleri. Çiçekçiler satar kokusunu yitirmiş gülleri, olağandır sevgiliye kokusuz gül veyahut kokusu burnu saran güle ötmeyen bülbül.
Ben ölürsem akşamüstü ölürüm
Şehre simsiyah bir kar yağar
Yollar kalbimle örtülür
Parmaklarımın arasından
Gecenin geldiğini görürüm
Ben ölürsem akşamüstü ölürüm
Devamını Oku
Şehre simsiyah bir kar yağar
Yollar kalbimle örtülür
Parmaklarımın arasından
Gecenin geldiğini görürüm
Ben ölürsem akşamüstü ölürüm




Balık tam çözünmemiş lakin başarılı bir deneme.
Bu şiir ile ilgili 1 tane yorum bulunmakta