1965 yılında Kahramanmaraş'ın Pazarcık İlçesinde doğdu. 1982 yılında başladığı Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesini 1986 yılında bitirdi. 1987 yılında kamu görevine başladı. Halen bir Kamu Kurumunda Denetim Elemanı olarak görev yapmaktadır.
Yüksek Lisansını çevre yönetimi üzerine gerçekleştirmiştir. Çevre Bakanlığı Yönetimine Gönüllü Çevre Kuruluşlarının Katılımı konusunda Tez hazırlamıştır. Avrupa Birliği uzmanlık eğitimimi 2002 yılında tamamlamıştır.
Kamu Yönetiminin geliştirilmesi ve çevrenin korunması konusu üzerine çeşitli araştırma çalışmaları mevcuttur. Bu araştırmalardan bir kısmı bazı gazete ve dergilerde yayınlanmıştır. 100’e yakın makalesi mevcuttur. Kamu Yönetimi ve Çevre üzerine çeşitli İllerde konferans vermiştir
Edebiyatın şiir dalıyla ilgilidir. Şiirde baş tacı ve gönül ilacının 4 zat olduğunu söyler. Bu kişiler Mevlana Celâleddin-i Rumî, Yunus Emre, Mehmet Akif Ersoy ve Necip Fazıl Kısakürek’tir.
Evli ve üç çocuk babasıdır.
Eserleri
Yayınlanmış iki şiir kitabı mevcuttur. (1-Girdaptaki Çiçek, Basım Yılı:2006. Matbaa:Lazer Ofset. 2-Daha Vakit Varken, Basım Yılı: 2012. Matbaa:Lazer Ofset)
Aşkta yarın yoktur sevgili. Zaman ileri doğru değil, içeri, yüreklere, derinlere doğru işlemeye başlar, bilgeleşir. Hiç bilmediği sezgileriyle buluşur. Yükü çok ağırdır, kendiyle buluşmuştur. Hem dışındadır dünyanın, hem de ortasında.
Hindistan'da Ganj Nehri'nin kıyısında yakılan yoksul adamın hissettikleri de onunladır, yitirdikleri de... Newyork'ta, bir sokakta, o kartondan kulübesinde yaşayan kadının çıplak yalnızlığı da. Her şey onunladır, ona emanettir sanki, ama o, çıldırtıcı bir yalnızlık içindedir yine de...
Aşkın kültürlü olmakla, bilgili olmakla da ilgisi yoktur sevgili, kanımıza karışan ilkel acı, o yaban ağrıyla hiçbir kitabın yazmadığı hakikatlere daha yakınızdır, inan...
Kim demişti hatırlamıyorum, aşk varlığın değil, yokluğun acısıdır diye. Belki de bu yüzden ilk gençliğimde, o yoğun aşık olduğum yıllarda, gözüme uyku girmez, dudağımda bir ıslıkla bütün gece şehri, o karanlık, o hüzünlü sokakları dolaşır, insanları uykularından uyandırmak isterdim. Uyanıp, içimde derin bir sızıyla uyanan o derin sancının acısına ortak olsunlar diye...
Aşk çok eski bir şeydir sevgili. Onun içinden o çileli çocukluğumuz geçer. Sevdiğimiz insanların çocuklukları da... Oradan üvey anneler, eksik babalar, parasız yatılılar geçer. Ve sonra aşk bütün bunları alır, daha da eskilere gider, hep o ilkel acıya, o yaban ağrıya...




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!