Sana Vuslat Şiiri - Kasım Kobakçı

Kasım Kobakçı
3347

ŞİİR


8

TAKİPÇİ

Sana Vuslat

Ben âlim değilim, kitap yutmadım,
Lafı uzatmayı, bükmeyi bilmem,
Sözün nakışını, süsünü sevmem,
Bir avcı misali, bahtına neyse,
Benim kelamım da, işte öyledir.
*
Kamustan parıltı, inci seçemem,
Sırf sana, o nurlu has sözü derken,
Alemi küçültüp, kaba sığdırmam.
*
Bak şu ozanlara, gökler sunarlar,
Güneşi derip de, yare verirler.
*
Aklım ermiyor ki, süslü laflara,
Ütülü, düzgünce, cümlem bulunmaz,
Kıvrım kıvrım olmuş, fikrim yamalı.
*
Lakin sen duy beni, gönlümden tanı,
Eğer kabuğu yok, özü görürsen,
En âlâ destanı, ben dedim say ki.
*
Cananım demekçün, niyetlenince,
El âlemden uyak, ahenk alamam,
Üstatlar dikende, ipek dokurlar,
Umurumda değil, ne yaparlarsa,
Hatipler kaplana, gem de vururlar,
O kuvvet onların, mülkünde kalsın.
*
Sana o tılsımlı, sırrı söyletmek,
Uğruna ciltleri, hatim edemem,
Felsefe gölünde, batmam imkansız.
*
O heves köz oldu, yandı kül oldu,
Dosdoğru söylemek, kandır bizdeki,
Gari bu halimi, idrak etsene,
Cümlenin bildiği, dilden söylerim,
Az sözle çok mana, kastım budur hep.

Yontulmamış taştır, benim sözlerim,
Saf ve katıksızdır, durduğu gibi,
Bazen de zehire, banılmış oklar,
Tam candan vuracak, derin biçimde,
Nişanı şaşmadan, tam on ikiden.

Sana sevdam demek, yalın kalmalı,
Hilesiz hurdasız, tertemiz, ayan,
Köküyle dalıyla, tendeki canla,
Şu edipler susup, kenar dursa da.

Her şey ne harika, olacaktı bak,
Sade ve pürüzsüz, billur misali,
Zamanı bölüp de, parça ederler,
Bırak yorulsunlar, kendi çarkında,
Benim de sürdüğüm, bir devranım var.

Lakin o dışarda, zahirde değil,
Sinemde tek mevsim, hükmünü sürer,
Yaprakla toprakla, tohumla, otla,
Rayihası sarmış, göğü kaplamış,
İsmi de vuslattır, sana vuslattır.

Kasım Kobakçı
Kayıt Tarihi : 12.2.2026 10:01:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!