Seninle bütünleşen hâl ve ahvâllerine
müştâkım, ey yâr!
Hicrân alın yazımız mı yoksa muhayyer mi eyledin, ey yâr?
Zaman kimlerin vuslatının pusulasıdır?
Kutbu gösteriyor, ey yâr!
Gözlerin bahtlı menzilin haritasıdır;
Ülkeler dizip şehirlere bölüyor, ey yâr!
Hangi rüzgâr mefta eder bu gurbeti?
Selasız gömer isimsiz makbere, ey yâr!
Nefesin üfleyip ruh veriyor;
Rüyamın ziftinde kaftana gizlenmiş iskeletime, ey yâr!
Bûsen;cansız çehrelerin bedenenine can akıtan kandır, ey yâr!
Tebessümün;takatsiz kemiklere ilik hekiminin reçetesi,ey yâr!
Gözlerinin feriyle ağarıyor zifiri karanlık;
Şafak Beyzâ'ya çalıyor, ey yâr!
Kelamların nice mekteplerin müderrisidir;
İlim mürekkep yalıyor, ey yâr!
Arşivlerdeki kadim sevdalar tarihi sükûta büründürdü, ey yâr!
Ne minvalde baksam ne ciheti aşsam?
Merhalelerin kıblesi sana rabıta, ey yâr!
Avuçlarımdaki talep,
Katmanları aşarak kabul kapısının eşiğinde;
Ömrümün son duasısın, ey yâr!
Edremit.
Kayıt Tarihi : 29.08.2026 18:51:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!