Allah insana kendi ruhundan üfledi
Âdem’le Havva’ya yeryüzüne inin dedi
İki kalbe de sevgi ve muhabbeti verdi
Bir ahunun pençesindeyim
Bırakmıyor ki Rabbim Sana geleyim.
Ulu divana namazla çıkılırken
Hakk’ın karşısında boyun bükülürken
Kudreti Sonsuza rüku edilirken
Günleri namazsız bırakma Allah’ım.
Oruçtur bizi Yüce Dost’a vardıran
Güle baktım “Seni” gördüm uyandım
Gülde, aşkın boyasına boyandım
Bu dünyada birtek “Sana” dayandım
Her şeyde sen varsın “Bir’sin” Allahım
Bir aşkına affet benim günahım.
Biz böylemiydik niye böyle olduk
En hayırlı günde edepsizliğe doyduk
Müzik çaldı ahlakı rafa koyduk
Düğünde hayâsızca oynadılar
Hakk’ın cezasını bir bir boyladılar.
Makam, insanı şaşırır bunu bil
Servet, harama götürür bunu bil
Kadın, ağına düşürür bunu bil
Bunları bil de ayağını denk al
Şaşırmayan kullar arasında kal.
Ah canım Kabe’m sensizlik içime kor gibi düştü
Mü’minleri mest eden tavaftaki müthiş dönüştü
Sa’y İsmail ve Hacer için Safa-Merve’de ki yürüyüştü
Gel, Hakk’ın Evinde dön diyor “Kabe-i Muazzama”.
O bir taştır ama “Cennet’ten” indirilmiştir
Kimi zaman aşk acısından
Yanar kavrulur erir insan
Kimi zaman Hakk kapısından
İçeri alınır sevinir insan.
Kimi zaman geçim sıkıntısından
Bir garibim adım sanım bilinmez
Dertle ağlasam gözyaşım silinmez
Bir meclise gitsem yer gösterilmez
Garip geldim garip de gidiyorum.
Kahvaltı yapmaya ekmek alamam
Kutlu doğumun cana can kattı
Kulaklar müjdeli haberi duyacaktı
İnsanlık gelişinle huzur bulacaktı
İki Cihan Güneşi “dünyamıza hoş geldin”.
Sen’siz evler viran baykuşlar ötüyor
Senin mülkünde sana kulluk yaraşır
Kovulmuş şeytan onunla çok uğraşır
Mü’min olan sekiz cennete ulaşır
İbadetimi görüyorsun “Ey Rabbim”.
Yeter ki kulun el açıp af istesin




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!