Pırıl pırıl akar Pınarbaşı'nın suları
Hayat bulur bahçeleri bağları
Adam sende deme var gez oralarda
Pırıl pırıl akar Pınarbaşı'nın suları
Cumartesi Pazar etrafında yer bulamazsın
Resmini çektim bakayım diye
Göstermem kıymetini bilmeyene
Kayabaşı turizme açılsın diye
Seni dilime dolamışım bir kere
Bütün güzellikler sende Bünyan’ım
Sensiz gelmiyor ömrüne bahar
Gözümde tütüyor çiçekli dağlar
Açıldı kapanmıyor gönlümdeki yaralar
Bir gün yüzü güler Bünyan’a gelenler
Artık bana esmiyor Bünyan’ın serin rüzgarları
Karşıda Malatya yolu var
Yamacında şarı var
Kayabaşı’ndan sular akar
Bünyan İnsanın ruhunu okşar
Kayabaşı’nın mağaraları
Pınarbaşı’nın suyuyum ben
Koramaz’ın eriyen karıyım
Dağ koyaklarının sökün suyuyum
Bünyan’ın sesiyim ben
Ballığın, Erikliğin kekiğiyim ben
Yetmiş iki senem geçti Bünyan’ın yollarında
Acılarımı tatlılar mı kattım gözyaşıma
Gençliğimi düşünüyorum sitemim yıllara
Şimdi elimde baston geziyorum Bünyan’da
Gül, sümbül, menekşe açmış her yerinde
Yükseklerde mağrur başın Bünyan’ım
Nerene baksam bin bir çeşit mağaraların
Belli ki yurt yuvası olmuşsun atalarımın
Tarihe şan veriyorsun Kayabaşı
Halılarınla dünya pazarında ünlendin
Bünyan yaslanmış yamaca
Kayabaşı’nı çekmiş kucağına
Mahalleri dört bir yanına
Bünyan’da yaşayan vezir ile paşa
Varırız mahalle dükkânlarına
Yaşı yavaş yavaş yetmişe varmış
Suratı kırış kırış saçı sakalı ağarmış
Azrail’le tam sürat ediyor yarış
Bay Seydioğlan, vah Seydioğlan
Sarımsaklı pilava çalıyor kaşığı
Sabah olmadan güneşi görürüm
Salını salını caddelerinde yürürüm
Mutlu olan ayak seslerini duyarım
Bünyan’ım senin için çarpıyor yüreğim
Kuru yaprak rüzgar önünde savrulur




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!