Nasıl dağılır bilmek istersen ömrün kederi
Dinle beni, görünsün sana huzurun cevheri
Bir kardeş gibi görmen lazım havayı toprağı
Ki kalbinde açılsın Guanyin'in nilüferi
Beni sana düşman seni bana yar eden aşk mıdır
Zahitten bu divane aşığı var eden aşk mıdır
O kovar kalpten imanı, yoldan çıkarır insanı
Kapısında ehli Kuranı küffar eden aşk mıdır
Yar elinde seyf-i zulüm, amanın yok mudur asla?
Şeb u seher kanlı gözüm, vicdanın yok mudur asla?
Ben tek zülfüne köleyim, ne etsen boş ben böyleyim
Halimi sor da söyleyim, zebanın yok mudur asla?
İdrak eyle gayrı ey civan ki mahsut-u zühre
Tabip-i kalp sen isen hemişa bimarın benim
Neden hande-i lebin na-tamam, akla alamam
Beyt-i zemheri bi-payan sensen baharın benim
Gel refikim, sana iki çift hoş kelam edeyim
Bu kelam ile beş gündüzü de akşam edeyim
Allah'ın göze görünmeyen nice kulları var
Lafa başlamadan onlara da bir selam edeyim
Beni beğenmeyen yarin hali duçar ola
Dün yok dediğini bu gün muhtaç arar ola
Beni gurbet elde kalbi yaralı koydu o
Hangi kalp kapısına gitse sur duvar ola
Allah yolunun yolcusu olan başkasına yar olmaz
Bahr-i Sefid kadar şarap içse de humar olmaz
Teklif olsa ona cam-ı Cemşit ve Per-ı Simurg
Bu fani rüşvetlere dönüp tek an bakar olmaz
Yaşım akıp gitmekte, yar itibar etmez mi?
Hal-i bahçe-i kalbim kıştır bahar etmez mi?
Cehennemden beterdir senin bu yaptıkların
Aklın seni yegane, tek bana yar etmez mi?
Kalbe bir sorum var
Nedir aşkın rengi?
Gizli, yarın kadar
Nedir aşkın rengi?
Ne siyah ne beyaz
Münteşir oldu ise zalimin hükmü dünyaya
Döndü ise ezilenlerin gözyaşı deryaya
Kaldır kürsü-i asumana dek sürh fam bir bayrak
Envar vursun üstüne, renkler katsın ona şafak
Uyandır halkını ki hepsi dalmış bie rüyaya
Döndürsünler başlarını hürriyetle ziyaya




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!