hadi bakalım diyen neden çoğu zaman haklıdır
neden işte o
çok deniz görmüş balıkçının tekidir saat beşte
ya da yüzünü güneşin çapaladığı kadıncıktır
alaca sarı bir tarla içinde
bir de uzamış konukluğunun üzerine
yavaşlasın candaki bölünüş
odağa emrediyorum ruhu
ilk şaşkınlığın evine
kıyıyla dövüşe duran dalgayı derinliğine emrediyorum
sakınsın üreten hizmetinden
ya da bilsin el kol vermeden sunabilmeyi
kendine zar tutar daha ne
daha hangi içerleme
gerekmiyor olduğu yere
öte bir coğrafya sezisi yetiştirmek
ki dağları yerli yerinde
yolları nasıl nasıl bükümlü
doğası olmayışı gereği yaşamın
biz de bedbin ve usanmış olacağız
sevilerimiz de çok kez
gel geç işlerden olacak
sık sık ve tarihimizin yüküyle
utanıp ana kaçacağız
görmeye canlar gerek
kime lütfetmiş dünya
avaz eden bin yaşasın
mahcubuz bize lütfetmiş dünya
ne çok uçurum uçurdum
parlak bir kırmızıydı çocukluğum
sezgisi kendime menkul sebeplerden
ateş içmeyi ve uzun yol gitmeyi öğreniyordum
acem halısı içindi gök
bıraktı usulca yerine
gülümseyişle
kanatları yılgın takvimi
üzerlerindeki iyilikçi sözler
savruldu da duruldu sonra
ölü öldü demek




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!