(1966) - (..........)
1966 yılında Karabük'te dünyaya geldi. Aslen Karaman'ın Yukarı Kızılca köyündendir. Babası köy eşrafından 'Kuş Hafız' olarak bilinen Hafız Hüseyin Doğaner bey, annesi Lütfiye hanımdır.
Turanî, çiftçi aynı zamanda şair bir ailenin ilk evladıdır. Turanî engin ufuklara sevdalı bir şairimizdir. Onun dili Yunus'çadır. dostçadır. Mehmet bey'ce, fermancadır. Onun dili Necip Fazıl'ca dır. Onun dili Türk oğlu Türkçedir. TÜRK'ÇE dir.
Turanî gerek şiirlerindeki engin mana zenginliği yönüyle ve gerekse vecizelerim dediği gönül süzgecinden altın damlalar halinde süzülüp gelen birbirinden manidar sözleri yönüyle istakbalde yeni bir Necip Fazıl'ın doğuşunu muştular gibidir.
Turani evli ve üç çocuk babasıdır.
Salı Günleri Şiiristan Programı için canlı yayın
saat: 20.30
www.gsrtkaraman.com
Eserleri
Baba Ocağı (Şiirler) 2005 Dizgi Ofset-Konya
Aşkta yarın yoktur sevgili. Zaman ileri doğru değil, içeri, yüreklere, derinlere doğru işlemeye başlar, bilgeleşir. Hiç bilmediği sezgileriyle buluşur. Yükü çok ağırdır, kendiyle buluşmuştur. Hem dışındadır dünyanın, hem de ortasında.
Hindistan'da Ganj Nehri'nin kıyısında yakılan yoksul adamın hissettikleri de onunladır, yitirdikleri de... Newyork'ta, bir sokakta, o kartondan kulübesinde yaşayan kadının çıplak yalnızlığı da. Her şey onunladır, ona emanettir sanki, ama o, çıldırtıcı bir yalnızlık içindedir yine de...
Aşkın kültürlü olmakla, bilgili olmakla da ilgisi yoktur sevgili, kanımıza karışan ilkel acı, o yaban ağrıyla hiçbir kitabın yazmadığı hakikatlere daha yakınızdır, inan...
Kim demişti hatırlamıyorum, aşk varlığın değil, yokluğun acısıdır diye. Belki de bu yüzden ilk gençliğimde, o yoğun aşık olduğum yıllarda, gözüme uyku girmez, dudağımda bir ıslıkla bütün gece şehri, o karanlık, o hüzünlü sokakları dolaşır, insanları uykularından uyandırmak isterdim. Uyanıp, içimde derin bir sızıyla uyanan o derin sancının acısına ortak olsunlar diye...
Aşk çok eski bir şeydir sevgili. Onun içinden o çileli çocukluğumuz geçer. Sevdiğimiz insanların çocuklukları da... Oradan üvey anneler, eksik babalar, parasız yatılılar geçer. Ve sonra aşk bütün bunları alır, daha da eskilere gider, hep o ilkel acıya, o yaban ağrıya...




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!