Rüzgar...
Sıcakla sesi kısılmış esintisi,
Parçalı bulut kesintisi.
Üfürüyor da üfürüyor...
Bulutlar...
Ak alınlı, dik yürür
Davasının adamı
Alçalmayı zül görür
Davasının adamı
Hak için ser verendir
Dersin ki; bir adamdı... sessizce geldi, gitti
Dersin ki; mağlup ettim... ısrarı öyle bitti
Ve dersin ki; şu gözüm göremedi özünü
Dinlemedim... duymadı kulaklarım sözünü
Bekleyişin manası en özele kavuşmak...
Dersin ki; benimkiyse hayal peşinde koşmak
Yakacağız zalimi
Tutacağız soyundan
Sökeceğiz kökünden
Asacağız boyundan
Gömeceğiz leşini
Kalanları Ziyad'dan,
Sormalı boğazlara..
Çocukları cesaretin,
Dünya aşklarına
Vurmalı gem!
Kaldırmazdık, elleri, göğe avuç tutarak
Kabuğuna sığmayan sevdalı ser olmasa
Yükselmezdi, duamız; o perdeler yırtılmaz
Sana selam etmede gönül nefer olmasa
Yalancı baharın düşüp, peşine
Sonra ağlama sen, ey, nazlı çiçek
Dalıp da kaderin olmaz işine
Matem bağlama sen, ey, nazlı çiçek
Kıymet bilir mi hiç, kıymet yoksunu,
Delindi bir umut, bir çivi battı
Açıldı bir yarık, göğsüm fay hattı
Geriye çabuk dönsün diye sular dökenler
Bekliyor gözyaşını döküp hasret çekenler
Vazgeçtim hayalini tutmaktan,
Kenetlenip durmaktan
Ve peşinde koşmaktan;
Nefessiz kaldım, bunaldım,
Uykulara uzandım,
Hasretlere uyandım!
Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!