Bir türkünün ateşi
Kulaklarımda Ela
Hatırlattı, bak, seni
Dinletiyor kahırla
Beni sarsmaz sanıyor
Vurulur bağrından şu nur-u beşer
Kabuk bağladıkça mel’unlar deşer
Körlerin dilinde ‘Gaza’ demektir
Gazze tüm dillerde cihattır, cenktir.
Her bomba sesinde hisler bulanır
İki rekat secdeden sonra elim açtığım
Yanık yanık andığım bana özel duasın
Yanına varmak için bu dünyadan kaçtığım
Dönüp dönüp baktığım başımdaki semasın
Tam da kanıksamıştık
Uçtu ilham baykuşu
Duyunca nasıl şaştık
Uçtu ilham baykuşu
Hile, alay, kibir, kin...
Bizim baykuş şişinir
Çapından haberi yok!
Tavuk gibi deşinir
Çöpünden haberi yok!
Sen, beklenen burçların bayrağı, kumaşısın
Sen, hasretli dualar bulan o gözyaşısın
Sen ki, dar ağacında boyunlarla tutulan
Öyle bir kavgasın ki, her gün zehir yutulan
Dünyanın gamına “geçer” diyerek
Sabreden gönlümü oyalıyorum
Gök kubbe sırtımda, senmişsin direk
İnandım, hasretmiş en ağır durum
Bitecek demiyor gamsızlar bile
Kara bulutların arkasıyım
Yeşil baharın öncesi
Başımda şimşekler çakar
Giden benden
Dökülen benden
Bir gemi yapacağız
Nuh'un kokusu sinen
Bir gemi yapacağız
Çağı, Nemrut’u yenen...
Bir gemi yapacağız
Bu yollar uzundur, gider mi gider
Ömrünü bir azık eder be Hasan
Bu yollar insanı canından eder
Üstüne bir yazık eder be Hasan
Sokulur bu yollar dertli bağrına
Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!